Kahve Yanı Yazıları

okyanus.

Gün gelecek de bir gün yine kendi şehrinden suratın asık ayrılıp da yeni günü bir okyanusun üzerinde, yeni bir kıta ile buluşurken karşılayacaksın deselerdi… Şu hayatta nelere yok artık dedik de aynılarını yaşamadık ki?

“okyanus.” öğesini okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

oyun.

Son üç haftada ikinci kez kendimi hastanede buldum dün gece. Doktorluk yapan ya da tıp okuyan arkadaşlarım kızmasınlar ama ne beyaz önlüğü severim ne de sağlık kuruluşlarını Lakin, yine haftasonu birkaç dakika içerisinde gelen hastalık, Pazar gecesi yüksek ateş, yutkunamayacak kadar ağrıyan bir boğaz, vücudumun her bir köşesinde hissettiğim ağrı ile kendini iyiden iyiye hissettirdi. İşte, dün gece de soluğu hastanede aldım; yine bir serum ile buluşma vaktiydi.

“oyun.” öğesini okumaya devam et

Homo economicus

18-22 Ocak Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?

11-15 Ocak haftası geride bıraktığımız haftalara kıyasla geçti. Hafta başında Çin’den gelen (biraz da tedirginlik oluşturan) büyüme ve sanayi üretim verileriyle piyasalar bir miktar belirsizlik yaşarken haftanın sonuna doğru Asya merkez bankalarının teşvik politikalarını genişleteceği söylentileriyle Asya hisse senetleri hareketlilik kazandı. Avrupa’da Avrupa Merkez Bankası’nın faiz kararı beklendiği gibi faizlerin sabit kalması yönünde olurken Başkan Draghi’nin Mart ayında para politikasını yeniden gözden geçirebileceklerini ifade etmesi Avro’nun değer kaybetmesine neden oldu. Ruble’de keskin düşüşler devam ederken Türkiye’de ise başta tüketici güveni olmak üzere veri odaklı bir hafta geride kaldı.
“18-22 Ocak Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?” öğesini okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

Kar.

Geceden beri aralıksız yağıyor Ankara’da. Günlerdir Ankaralılar olarak İstanbullular başta olmak üzere kar beyazının keyfini çıkaranlara özeniyorduk. Dün geceden beridir özlem dindiriyoruz adeta. Uzunca bir süredir geçiştirmeden, aralıksız bir kar yağışına tanıklık etmemiştik. Gelin görün ki ofis penceresinden bu aralıksız kar yağışını izlemek o kadar da keyifli olmuyor.

“Kar.” öğesini okumaya devam et

Homo economicus

Çin İşi – II

Hatırlarsınız, yine burada 4 Ocak sabahı “Çin ekonomisinden bir süredir pek de iyi haberler gelmiyor” diye söze başlamıştık, Çin İşi başlıklı yazımızda. Özel sektör imalat PMI değerinin Aralık ayında 48,2’ye gerilemesiyle (PMI değerinin ne olduğunu da atfedilen yazıda bulabilirsiniz) beraber büyüme ve ticaret verilerinin de çok parlak olmamasından; bu durumun dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin yavaşlama sinyalleri verdiği şeklinde algılandığından ve tüm küresel piyasalarda tedirginliği beraberinde getirdiğinden bahsetmiştik.

“Çin İşi – II” öğesini okumaya devam et

Homo economicus

Yeni Bir Haftaya Başlarken

Havalar dengesizleşti. Bir de yorgunluk ve uykusuzluk eklenince; kutu kutu ilaç bitirilen, yüksek ateş ve halsizlik ile mücadele edilen bir haftayı da geride bırakmak zorunda kaldık. Yeni bir hafta başlıyor; yeni fırsatlar, yeni gelişmeler ile. Geçtiğimiz haftalara kıyasla ekonomide daha sakin bir hafta bizi bekliyor gibi. Yılbaşından bu yana Pazartesi sabahları kırmızı ibreler ile görmeye alıştığımız Çin borsaları bu sabah sonunda yeşile döndü. Avrupa’da da sakin bir hafta başlangıcı var.

“Yeni Bir Haftaya Başlarken” öğesini okumaya devam et

Homo economicus

11-15 Ocak Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?

11-15 Ocak haftası, hafta başında yine Uzakdoğu’dan gelen satış dalgasıyla (bkz: ‘Satış’ Doğudan Yükselir) hareketli başladı. Öyle ki Pazartesi sabahına Güney Afrika Randı’ndaki %9’a varan değer kaybıyla uyansak da haftanın devamında ortalık biraz yatışmış gözüküyor. Ancak bu sefer de petrol tarafından haberler yoğunlaştı. 12 yıldan sonra 30 doların altını gören petrol fiyatlarında eskiden hayal gibi gözüken 20 dolar, hatta ve hatta 10 dolar seviyeleri bile konuşulur oldu. İçeride ise Orta Vadeli Program, işgücü istatistiklerini, bütçe gerçekleşmelerini, dış ticaret ile sanayi ciro endekslerini izlediğimiz bir haftayı geride bıraktık.
“11-15 Ocak Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?” öğesini okumaya devam et

Homo economicus

Depremi Önceden Tahmin Edemiyoruz, Bari İşsizliğe Kafa Yoralım

Son dönemlerde ekonomimizde büyüme oranı, ticaret istatistikleri ile işgücü verileri arzu edilen seviyelerden bir miktar uzakta seyrediyor. Türkiye Ekonomisi her ne kadar son 21 çeyrektir büyümeyi başarmış olsa da 2014’te gerçekleşen %2,9’luk büyüme oranı, Orta Vadeli Program’da belirtilen %3,3’lük beklentinin altında gerçekleşti.

“Depremi Önceden Tahmin Edemiyoruz, Bari İşsizliğe Kafa Yoralım” öğesini okumaya devam et

Homo economicus

Kentte Yaşayan Kira, Kırda Yaşayan Gıda Derdinde

Üzerinden 72 yıl geçmiş, Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşi’sini bizimle tanıştırmasının üzerinden. Malumunuz, bir piramit şeklinde resmedilen hiyerarşinin tabanını fizyolojik gereksinimler oluştururken yukarı doğru çıkıldıkça sırasıyla güvenlik gereksinimi, ait olma, sevgi ve sevecenlik gereksinimi, saygınlık gereksinimi ve kendini gerçekleştirme gereksinimi yer almakta [1]. Peki her aybaşında elimize geçen gelirimizin ne kadarını bu ihtiyaçlarımızın tamamını etkin bir şekilde giderebilmek için harcayabiliyoruz? Bu sorunun cevabını TÜİK’in açıkladığı Tüketim Harcama İstatistikleri’nde [2] aramaya çalışacağız hemen aşağıda.

“Kentte Yaşayan Kira, Kırda Yaşayan Gıda Derdinde” öğesini okumaya devam et

Homo economicus

Merkezi Yönetim Bütçesi

11 Ocak Pazartesi günü, 2016-2018 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın açıklanmasının hemen ardından 2015 yılı bütçe gerçekleşmelerine ilişkin bilgi veren Maliye Bakanı Sayın Naci Ağbal, 2014 yılının tamamında 23,4 milyar TL açık veren bütçenin geride bıraktığımız yılın aynı döneminde 22,6 milyar TL açık verdiğini kamuoyuyla paylaştı.

“Merkezi Yönetim Bütçesi” öğesini okumaya devam et

Homo economicus

‘Satış’ Doğudan Yükselir

Geçen hafta Çin İşi başlıklı yazımda söze “Çin ekonomisinden bir süredir pek de iyi haberler gelmiyor.” diye başlamıştım. Yılın ilk haftası piyasalarda bir hayli hareketli geçti. Çin Borsası CSI 300 Pazartesi ve Perşembe günlerinde %7’ye varan düşüşler nedeniyle işleme kapatıldı. Yatırımcılarda olumsuz algı ortaya çıkardığı için bu mekanizmanın durdurulduğu açıklandı. Dünya Bankası 2016 için geçen Haziran ayında yaptığı yüzde 3,3’lük küresel ekonomik büyüme tahminini yüzde 2,9’a çekti. Petrol fiyatları son 12 yılın en düşük seviyesine geriledi (4-8 Ocak Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?).

“‘Satış’ Doğudan Yükselir” öğesini okumaya devam et

Homo economicus

4-8 Ocak Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?

2016 yılı gerek küresel piyasalarda gerekse ülkemizde hareketli başladı. Hafta başında Çin kaynaklı hareketlenmeleri yakından izleyen piyasalar bunun ardından İran-Suudi Arabistan geriliminden etkilenen petrol fiyatlarını izledi. Yurtiçinde ise tüketici fiyat endeksi verisi ile kur hareketleri yakından izlendi. “4-8 Ocak Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?” öğesini okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

Yeni Bir Başlangıç!

Yeni bir gün, yeni bir hafta, yeni bir ay, yeni bir yıl… Bu kadar yeninin aynı cümleye sığıp da sonucunun güzel olmaması ihtimali var mı? Bugün yeni yılın ilk ayının ilk haftasının ilk iş günü. Ve Ankara bu yeni bir başlangıca bir sürpriz ile katılıp bizi sokakları örten bembeyaz bir örtüyle uyandırdı.

“Yeni Bir Başlangıç!” öğesini okumaya devam et

Homo economicus

2015 Yılında Kur Hareketleri

Yeni yılın ilk günlerinde geride bıraktığımız yılı incelemeye devam ediyoruz. Bu sefer ise konumuz kur hareketleri. 2015 yılı Amerikan Merkez Bankası’nın (FED), ABD ekonomisinde görülen toparlanma emarelerinin güçlenmesinin ardından 10 yıllık uzun bir süre sonrasında ilk defa faiz artırımına mı gideceği, eğer gidecekse bu artırımın dozunun ne kadar olacağı tartışmalarıyla geçti. Nitekim beklenen haber Aralık ayında geldi. FED Aralık ayında düzenlenen Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) ardından oybirliği ile faizlerin 25 baz puan artırıldığını duyurdu. Böylece faiz bandı %0-0,25 aralığından %0,25-0,50 aralığına çekilmiş oldu.

“2015 Yılında Kur Hareketleri” öğesini okumaya devam et

Homo economicus

Dış Ticarette Bir Yıl Biterken

2016 yılının ilk günlerini yaşıyoruz. Geride bıraktığımız yıl birçok alanda olduğu gibi dış ticarette de önemli gelişmelere sahne oldu. Yakın coğrafyamızda yaşanan siyasi karışıklıklara bir de ticaret partnerlerimizde yaşanan ekonomik darboğazlar eklendi.

Her ne kadar en önemli ihracat partnerimiz Avrupa Birliği’ndeki toparlanma gözle görülür düzeylere ulaşsa da özellikle Irak ve Rusya kaynaklı gelişmeler ihracatımız üzerinde olumsuz etkilere neden oldu. Benzer bir şekilde, ihracatımız ile beraber ithalatımız da gerilemiş; bu durum geçtiğimiz yıllarda rekor düzeye ulaşan dış ticaret açığımızın bir miktar iyileşmesini beraberinde getirmiştir.

“Dış Ticarette Bir Yıl Biterken” öğesini okumaya devam et