Kahve Yanı Yazıları

zehir.

Benliğin üstün dünyalarına, erişilemez hazinelerine adım adım, sindire sindire yürüyerek, etraftan yoluna çıkan her türlü zorluğu görerek, işiterek, hissederek; hepsiyle teker teker başa çıkılarak ulaşılabilir. Bu girişten şu hayatta sahip olduğum her şeyi (günlüklerinin arasına hasbelkader bir vasiyet iliştiren bir adam olarak çok da bir şeyim olmadığını düşünebilirsiniz) geride bırakıp da turuncular içerisinde kendimi keşişlerin arasında bulmayı planladığımı zannedebilirsin sayın okuyucu; ama dur bir hele. Her insanın içindeki bencillikten, kendine sakladığı ‘şey’lerden bahsetmek istiyorum sana birazcık. Yoğun bir iş gününün arasındaki bir kahve molası kadarcık sürede.

“zehir.” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

kale.

Bundan aylar önce bir boş cumartesimde (ki zaten boş bir cumartesiye sahip olmam gerçekten de aylar öncesine denk geliyor) ‘kendi şehrimde turist olmayı’ kafama koymuş, tüm gün Ankara’nın altını üstüne getirmiştim. Ama öyle sosyal medya araçlarına konu olan ‘burjuva’ mekanlara değil; burnumuzun dibinde olduğunu unuttuğumuz yerlere gitmiştim. Bir albüm oluşturacak kadar çok fotoğraf çekmiştim, açıp açıp bakarım hala. Şimdi yine onlardan birindeyim, bir prova arası kaçamağında. Seni bunaltan onca şeyden birazcık yukarıdan izleyerek kaçmayı başarmaya çalıştığın yer: Ankara Kalesi.

“kale.” okumaya devam et

Homo economicus

23 – 27 Mayıs Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?

Küresel piyasalar gözünü kulağını açmış bir şekilde FED Başkanı’nın bugünkü konuşmasını beklerken Asya ekonomilerinden dış ticaret istatistikleri gelmeye devam ediyor. Japonya’da Nisan ayında ihracat %10,1 oranında azalırken Hong Kong’da ise azalış %2,3 oranında gerçekleşti. Asya ekonomilerinin dış ticaret istatistiklerinin Kenan Doğulu’nun Bir İleri İki Geri şarkısını akıllara getiren gidişatını birkaç gün önce sizinle paylaşmıştım.

Yurtiçinde ise bu hafta veri gündemi yoğundu. Nisan ayında ülkemize gelen turist sayısı son 17 yılın en keskin düşüşünü kaydederken (bkz: Misafirlerimiz Azalıyor), TCMB beklendiği gibi faizde bir miktar indirime gitti. Yılın ilk çeyreği itibarıyla ülkemize gelen uluslararası doğrudan yatırım girişi ise geçen yılın aynı dönemine göre %53 oranında azalarak 2 milyar dolara geriledi.
“23 – 27 Mayıs Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?” okumaya devam et

Homo economicus

Bir İleri İki Geri

Başlığı okuduğunuzda aklınıza, Kenan Doğulu’nun benim de çok severek dinlediğim aynı isimli şarkısı gelebilir lakin sanmayın ki birazdan okuyacağınız satırlar kişisel bloğumda Kahve Yanı Yazıları başlığı altında paylaştığım yazılardakilere benzeyecek. Birkaç hafta önce yine buradan sizlerle paylaştığım ekonomide havanın bulutlanmasına ek olarak bir süredir kör topal giden dış ticaret üzerine bir şeyler karalamak istiyorum. Ha unutmadan, bu satırları kaleme alırken de kulaklığımda biraz önce bahsettiğim şarkının ezgileri tınılıyor.

“Bir İleri İki Geri” okumaya devam et

Homo economicus

16 – 20 Mayıs Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?

Ülkemizde bir günlük resmi tatil ile bölünen haftayı görece sakin kapatıyoruz. Yurtdışında ABD Merkez Bankası’nın Haziran ayındaki toplantıda faiz artırımına gitme ihtimali %34’e yükselirken gelişmekte olan para birimleri ABD Doları karşısında hafta boyunca dalgalandı.

Yurtiçinde ise işsizlik oranı Şubat dönemiyle beraber tekrar %11 düzeyinin altına gerilerken bütçedeki istikrarlı görünüm ise devamlılık gösterdi. Merkezi yönetim bütçesi 2016 Ocak-Nisan döneminde 5,4 milyar TL fazla verdi.
“16 – 20 Mayıs Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?” okumaya devam et

Homo economicus

Yeşil Avrupa

Rüya bitti, gerçek hayata dönüş yaptık. Geçen hafta küçük bir Avrupa turuyla üç günde üç Avrupa ülkesinde misafir oldum. Tahmin edeceğiniz üzere gayet keyifli geçen bir seyahati daha geride bıraktım. İstanbul-Ljubljana seferinin son dakikalarında Slovenya semalarında iken aşağıya baktığımda dikkatimi çeken şey ise uçsuz bucaksız yeşillik oldu. Keza Ljubljana’dan Zagrep’e geçerken de Karadeniz Sahil Yolumuzu anımsatan şekilde, sık ormanların arasından geçen yollarda Avrupa kıtasının yeşilliği dikkatimi çekti. Peki, Avrupa, gerçekte ne kadar yeşil? (Yukarıdaki fotoğraf 11 Mayıs tarihinde Ljubljana’dan)

“Yeşil Avrupa” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

üçüncü.

Bundan üç ay önce yine bu satırları okuduysan bir Şubat günü ikindi kahvesini Milano’da içip de akşam yemeğini Paris’te yediğimi seninle paylaştığımı hatırlarsın, sayın okuyucu. Hayat tekerrürlerle dolu. Zaman geçiyor, mekan değişiyor; anılar bir yerde yine kesişiyor. Üç günde üçüncü farklı şehirden, Hırvatistan’ın başkentinden selam olsun.

“üçüncü.” okumaya devam et