Kahve Yanı Yazıları

MMXVI.

Şaka maka bitiyor sanırım. Evet, bana da kesinlikle hiç bitmeyecek gibi geldi sayın okuyucu. Bir takvim yaprağı duvarda bu kadar mu uzun süre durur da bir günün içine bu kadar şey sığdırılır diye düşündüğümde aklım almazdı. Yaşadık, gördük çok şükür. Yine bir 31 Aralık akşamında mumlarımı yakıp da geriye dönüp baktığımda bu sefer gerçekten okkalı bir şekilde “ne seneymiş be!”diye dudaklarımdan dökülen sözlerimin muhatabı 2016’yı birkaç saat içerisinde uğurluyoruz. Bu sefer gidiyor evet, kesin bilgi.

“MMXVI.” okumaya devam et

Homo economicus

Zamanın Büküldüğü Yıl: 2016

Son birkaç haftadır başımı nereye çevirsem, kiminle konuşsam geride bıraktığımız (evet, şükürler olsun ki artık gerimizde bırakıyoruz) yılın ne kadar zorlu, ne kadar sancılı (kötü kelimesini yine de kullanmak istemiyorum; sonra insana sorarlar hiç mi iyi bir şey olmadı diye; hiç olmadık bir zamanda karşımıza çıkan iyiliklere haksızlık etmeyelim) geçtiğinden bahsediyor. Hayatın her alanında, her yeni saniyenin takip etmesi zor gelişmeleri beraberinde getirdiği koskoca bir yılı artık gerçekten arkamızda bırakıyoruz. Şöyle geriye bakıp da geçen 366 günü bir aklımıza getirince; zaman nasıl da bükülmüş, geçmek bilmemiş bir türlü diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

“Zamanın Büküldüğü Yıl: 2016” okumaya devam et