Homo economicus

Sanayi 4.0: Yetmez Ama Evet

Bu haftaki buluşmamızın başlığı kulağa bir zamanların siyasi bir söylemini getirse de beraber çıktığımız yolun en başında da söylediğimiz gibi ekonomi ile ilgili konuları bu satırlarda sizlerle paylaşıyorum. Bu haftaki konumuz da değişen dünya düzeninde gündemdeki yerini iyiden iyiye sağlamlaştıran Sanayi (ya da Endüstri) 4.0 Devrimi. Bazı değerli okuyucularımızın zihninde bir şeyler canlanmış durumdayken bazı değerli okuyucularımızın ise “nedir bu Sanayi 4.0” dediklerini duyuyor gibiyim. İzninizle paylaşayım.

“Sanayi 4.0: Yetmez Ama Evet” okumaya devam et

Homo economicus

24 – 28 Nisan Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?

Küresel ticaret Şubat ayında %2,7 oranında artış gösterirken aynı dönemde ihracat hacmi %2,5 oranında, ithalat hacmi ise %2,9 oranında artış gösterdi. Nisan ayı toplantılarında Avrupa Merkez Bankası ve Japonya Merkez Bankası politika faiz oranında değişikliğe gitmedi.

İçeride ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini değiştirmezken geç likidite penceresindeki faiz oranı 50 baz puan artırıldı. Ekonomik güven endeksi ise Nisan ayında %3,6 oranında artarak 99,5 değerine yükseldi.

“24 – 28 Nisan Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

bayrak.

Bundan tam 11 yıl önce 24 Nisan tarihi yine bir Pazartesi gününe denk gelmişti sayın okuyucu. Beni üniversiteli yapacak yolun kapılarını açacak sınava elli beş gün kala (itiraf ediyorum, tüm sızlanmalarıma rağmen sınav sonucunda yüzümün güleceğini biliyordum; Allah en güzelini nasip etti), hayatımda yine unutamayacağım bir anıyı daha hatıra kutuma koyuyordum. Yer Antalya, Cam Piramit, tarih 24 Nisan 2006, vücut sıcaklığı 39’un üzerinde… Şimdi aradan 11 yıl geçmiş, şimdi sıra bayrağı teslim ettiğimiz kardeşlerimizde.

“bayrak.” okumaya devam et

Homo economicus

Yüksek Gelire Geniş Araziler ile Ulaşılır Mı?

Biliyorsunuz ki siz değerli okuyucularımız ile bu satırlarda ekonomi bilimine dair konuları, bir çay ya da kahve arasına sıkıştıracak kadar ve her birimizin az da olsa bir fikir edineceği kadar tartışmayı amaçlayarak çıktık yola. Bugüne kadar turizm gelirlerinden, dış ticaret istatistiklerine, nüfus projeksiyonlarından, sürdürülebilir kalkınma göstergelerine kadar birçok konuda sizinle beraber öğrendik, sizinle paylaştık. Bugün de özellikle son zamanlarda gündemdeki yerini iyice sağlamlaştıran gelir konusuna farklı bir pencereden bakmaya çalışacağız. Çayınızı ya da kahvenizi hazırladıysanız buyurun…

“Yüksek Gelire Geniş Araziler ile Ulaşılır Mı?” okumaya devam et

Homo economicus

17 – 21 Nisan Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?

Çin ekonomisi yılın ilk çeyreğinde beklentilerin üzerinde %6,9 oranında büyürken Mart ayında sanayi üretimi de %7,6 oranında artış ile olumlu bir görünüm çizdi. Avro Bölgesi’nde ise Mart ayı enflasyonu aylık bazda %0,8 oranında, yıllık bazda ise %1,5 oranında gerçekleşti.

İçeride ise Ocak ayı işsizlik oranı %13 seviyesinde yükselirken merkezi yönetim bütçesi Ocak-Mart döneminde 14,9 milyar TL açık verdi.

“17 – 21 Nisan Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

şerit.

Karasal iklim fena bir şey sayın okuyucu. Tependeyken terleten güneş akşam olup da gözden kaybolduğunda içini alıyor bir üşüme; adeta bir Ankara klasiği. Bakma deniz kenarında yaşayanların “karasal iklim daha iyi; nem insanın içine işliyor” dediklerine. Şeyler onlardan uzaklaştıkça güzelleşiyor, yaklaştıkça ise çirkinleşiyor. Serin, mutluluğun da mutsuzluğun da çok da fark etmediği, ortalama üstü bir hızla seyredip kimselerle paylaşamadığın en sevdiğin parçalardan birini mırıldanırken şeritlerin kararlıca birbirini takip ettiği huzurdan delirten bir akşamda insana vücudunu hafifçe titreten bir üşüme misafir oluyor.

“şerit.” okumaya devam et

Homo economicus

Sahilden Gidelim Mi Abi, Aynı Parayı Yazar

Yolunuz özellikle de İstanbul’da bir taksiye düştüyse bugünkü buluşmamıza ismini veren bu sözü duymuş olma ihtimaliniz çok yüksek. İki hafta önce İstanbul’a gittiğimde şehrin de deniz olmasa da mutlu bir Ankaralı olarak o meşhur İstanbul trafiğini bir kez daha tatma şansını (!) buldum. İstanbul’da 10 metrelik mesafeyi yarım saatte alan araçları gördükçe burada biraz tıkandığında çileden çıktığımız trafiğimizi özlediğimi fark ettim. Taksi ile havalimanına doğru yol alırken İstanbul’daki bu trafiğin nedenlerini düşünecek bir dolu zamanım oldu.

“Sahilden Gidelim Mi Abi, Aynı Parayı Yazar” okumaya devam et