Kahve Yanı Yazıları

düğün.

Şöyle gün içerisinde zihne düşen satırları kaleme alırken bir de ünlü düşünürlerden bir alıntı yaparsam değmesinler keyfime sayın okuyucu. Sokrates der ki; Her durumda evlenin. İyi bir eşiniz olursa mutlu olursunuz. Eşiniz kötü olursa filozof olursunuz. Şuncacık ömrümde birçok arkadaşımın, yakından veya uzaktan tanıdığımın düğününe katıldım lakin insanları -eğer bu bir şans ise- benimkine katılma şansından şimdilik mahrum bıraktım. Evet, gerçek anlamda bir düğün yapamadım belki -ki aklımdaki düğünü yapabilmenin şu an için mümkün olduğunu pek düşünmüyorum- lakin yarın sekizinci düğün gecemi gerçekleştireceğim Allah kısmet ederse.

“düğün.” okumaya devam et

Homo economicus

Ekonomiye Güven 1,5 Yılın Zirvesinde

Ülkeler bazında belirli dönemler itibarıyla (genellikle aylık seride) hesaplanan ekonomik güven endeksleri, belli bir eşik değerini dikkate alarak genel ekonomik duruma ilişkin bir görünüm ortaya koymayı amaçlamaktadır. Hesaplanan endeks değerinin ilgili eşik değerinin altında kalması genel ekonomik duruma yönelik görece daha zayıf bir görünümün öngörüldüğünü ifade ederken aksi durumda ise genel ekonomik duruma yönelik bir iyimserlik halinden bahsetmek mümkündür.

“Ekonomiye Güven 1,5 Yılın Zirvesinde” okumaya devam et

Homo economicus

22 – 26 Mayıs Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?

Küresel ticaret hacmi Mart ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %5,6 oranında artış gösterdi. İhracat Nisan ayında Japonya’da %7,5 oranında artarken Hong Kong’da ise %7,1 oranında artış gösterdi.

İçeride ise Mayıs ayında kapasite kullanım oranı %78,8 seviyesine yükselirken Mart ayı itibarıyla net doğrudan uluslararası yatırım girişi ise 1,6 milyar dolar olarak gerçekleşti.

“22 – 26 Mayıs Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?” okumaya devam et

Homo economicus

Küresel Talepteki Toparlanma Dış Ticaretteki Bulutları Dağıtıyor

 

Sizinle bu satırlardaki buluşmalarımızda defalarca aynı cümleyi sarf ettik: “2016 zor bir yıl oldu.” Evet, 2016 gerçekten de zor bir yıl oldu ve bu zorluk kendisini dış ticarette de gösterdi. Küresel piyasalarda yıl boyu süren ABD Merkez Bankası (FED) kaynaklı finansal dalgalanmalara ek olarak bir de küresel talepteki yavaşlama görünümü; dış ticaret istatistiklerinde büyüme oranlarının başına eksi gelmesine neden oldu. 2016 yılında küresel ticaret hacmi endeks bazında yalnızca yüzde 1,3 oranında arttı. Bazı değerli okuyucularımız içlerinden geçirebilir “Ne var canım, artmış işte sonuçta” diye; lakin söz konusu bu artış hiç de ekonomik büyümeyi destekleyecek nitelikte değil.


Dünya Ticaret Örgütü’nün verilerine göre 2016 yılında yüzde 1,3 oranında artan küresel ticaret hacminin ekonomik büyümeye oranı, 2001 yılından beri ilk defa 1:1 düzeyinin altına düştü. Yani bu ne demek? Küresel büyümenin pozitif ancak küresel ticaretin negatif bir görünüm sergilediği 2001 yılından bu yana ilk defa küresel ticaretteki artış küresel büyümenin altına düştü. Uzun dönemli değerlendirmelerde her daim küresel büyümenin lokomotifi olarak değerlendirilen küresel ticaretteki gerilemede hiç şüphe yok ki küresel talepteki daralmanın etkisi büyüktü.

2016 yılındaki olumsuz görünüm ne yazık ki bununla da sınırlı kalmadı. Amerikan Doları bazında ticaret istatistiklerine baktığımızda, diğer bir deyişle değer bazında dış ticaret incelendiğinde, hem ihracatta hem de ithalatta önemli oranda gerilemeler gözlemlendi. Geride kalan 2016 yılında küresel ticaret hacmi yüzde 1,3 oranında artış gösterirken değer bazında ihracat yüzde 3,3 oranında azalarak 15,5 trilyon dolara, değer bazında ithalat ise yüzde 3,2 oranında azalarak 15,8 trilyon dolara gerilemiştir. Yine 2016 yılında değer bazında ihracatta ABD’de yüzde 3,2 oranında, Kanada’da yüzde 4,8 oranında, Avrupa Birliği’nde yüzde 0,3 oranında, Birleşik Krallık’ta yüzde 11 oranında, Çin’de yüzde 7,7 oranında, Rusya’da yüzde 17,5 oranında Hindistan’da ise yüzde 1,3 oranında gerilemeler yaşanmıştır. Değer bazında ithalatta ise ABD’de yüzde 2,8 oranında, Brezilya’da yüzde 19,8 oranında, Rusya’da yüzde 0,8 oranında, Çin’de yüzde 5,5 oranında, Japonya’da yüzde 6,3 oranında, Hindistan’da ise yüzde 8,6 oranında gerilemeler görülmüştür.

2016 yılındaki söz konusu bu olumsuzluk ülkemizde ise daha az şiddetli atlatıldı. 2016 yılı sonu itibarıyla değer bazında ihracatımız yüzde 0,9 oranında azalarak 142,5 milyar dolara; ithalatımız ise yüzde 4,2 oranında azalarak 198,6 milyar dolara geriledi. Bu dönemde dış ticaret açığımızda ise yüzde 11,6 oranında iyileşme görüldü.

2017 yılında ise küresel talepte gözlemlenen toparlanma ile beraber gerek ülkemizde gerekse de küresel ticaret görünümünde bulutlar dağılmaya başladı. Yılın ilk çeyreği itibarıyla değer bazında küresel ihracat yüzde 9,8 oranında artarak 3,8 trilyon dolara yükselirken küresel ithalat ise aynı dönemde yüzde 10,9 oranında artarak 3,9 trilyon dolara yükseldi. Bu dönemde ihracat Hindistan’da yüzde 17, Japonya’da yüzde 10,2, Avrupa Birliği’nde yüzde 4,3, ABD’de ise yüzde 7,3 oranında artış gösterdi.

Ülkemizde ise veriler bir ay daha güncel. Ocak-Nisan dönemi itibarıyla ülkemizde ihracat yüzde 8,8 oranında artarak 50,7 milyar dolara yükselirken ithalatımız ise aynı dönemde yüzde 8,2 oranında artarak 68,1 milyar dolara yükseldi. Söz konusu dönemde ihracatımızın ithalatımızı karşılama oranı ise yüzde 74,4 düzeyinde gerçekleşti.

Son 12 aylık dönemi incelediğimizde ise 2016 yılının kötü etkilerinin yavaş yavaş bertaraf edilmeye başlandığı görülebiliyor. Yıllık ihracatımız Nisan ayı itibarıyla yüzde 4,7 oranında artış ile 146,6 milyar dolara yükselirken yıllık ithalatımız ise aynı dönemde yüzde 2,1 oranında artış ile 203,8 milyar dolara yükseldi.

Şekil 1: Ocak-Nisan Dönemleri İtibarıyla 2016 ve 2017 Yıllarında Ülkemizde Dış Ticaret İstatistikleri (Kaynak: T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı)

 

tradeBugün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı. Son dönemlerde ülkemizin kurucusuna yönelik ağır ithamlara inat Atatürk’ü saygıyla andığımız, anladığımız nice bayramlara.

Güzel bir hafta olsun.

 

Bu yazı 20 Mayıs 2017 tarihinde HaberAnkara‘da yayınlanmıştır.


trade.jpg

Kahve Yanı Yazıları

akrostiş.

Master tezimi de, uzmanlık tezimi de okumaya vakit ayırıp da günün birinde ‘ne yazmış bu çocuk yüzlerce sayfa Allah aşkına’ diye merak duyma çılgınlığına erişsen sayın okuyucu, göreceksin ki iki lafımdan birisi niteliğin önemi üzerine. Nitelik önemli sayın okuyucu! İster ekonomide olsun, ister ilişkide olsun, ister arkadaşlıkta, dostlukta olsun, isterse de insanın kendisinde olsun; nitelik önemli. Bir insanı tanıdığın vaktin uzunluğu, niceliği değil de o insanla geçirdiğin vaktin niteliği ve hayatına kattıkları aslında şu hayata anlam veren şeyler.


İşte bu yüzdendir ki, yukarıda da saydığım gibi, ekonomide de, ilişkide de, arkadaşlıkta da, dostlukta da, insanlıkta da; düşünebilmenin ve hissedebilmenin sadece kendisine ait olduğuna inandığımız insanın her biri birbirinden farklı. Bazısı geliyor, senelerini geçiriyorsun, rolü sonlanıp da hayat sahnesinden ayrıldığında geride kocaman bir ‘hiç’ bırakıyor; bazısı geliyor, gelişi ile kısa sürede o sahne daha bir ışıldıyor. Hayat dediğin devam etmekle ilgilidir der Ece Temelkuran. Yoldaki taşlardan dolayı sendelemekten bir hal olup da güçsüz hissettiğin bir anda bile yürümeye devam ettiren de tam da o insanlar oluyor. Nicelik olarak minik; nitelik olarak kocaman.

Ne zaman ve nasıl tanıştığından ziyade beraber geçirdiğin zamanda yaşadıklarını hatırladığın insanlar vardır ya hani sayın okuyucu. Doğru ya da yanlış, gündüz ya da gece, iyi ya da kötü; ne yaparsan yap bir şekilde yanında olacağından; olamasa bile olmak için müthiş bir çaba göstereceğinden emin olduğun insanlar… İşte bu satırlara konu olan adamla da yaşadıklarım tam olarak böyle şeyler. Hayata dair birçok şeyi öğrendiğime ilişkin mütemadiyen ahkam kesiyorum ama hayat bunun kocaman bir hadsizlik olduğunu bana itinayla ve tekrar tekrar gösteriyor. Daha öğreneceğin çok şey var diyor hayat; yeter ki bu upuzun yolda yanında yürüyecekleri, yanında yürüyeceklerini iyi seçesin diye de ekliyor.

İnan sayın okuyucu, insanın geldiği yerleri, yaşadığı anları unutmaması için edinmesi gereken küçük not kağıtları edinmesi gerek. Ha bunlara bir de nitelikli vakit geçirdiği insanları eklemesi… Ne bileyim, bir gecenin yarısı hadi deyip de soluğu Karadeniz kıyılarında alacağı, yine gecelerden bir gece sorgusuz, sualsiz yanına geleceği, gülümsemelerin kadar gözyaşlarını da beraber paylaşacağı, şu hayatın ders verme özelliğini beraber tecrübe edeceği, en oturaklı zamanlarının yanına en deli anlarını ekleyeceği, telefonunun film rulosunu envaiçeşit kare ile dolduracağı, ertesi gün “neler olmuş ya!” diye gülümseyeceği, işler yolunda gitmeyince hepsinin diye başladığı cümleler kuracağı, herkesin kendine iyi bakması gerektiğini söyleyeceği; ama her şeyin sonunda şu hayatın önümüze serdiği upuzun yolda olabildiğince sapasağlam bir şekilde beraber yürüyebileceği insanlar… Çok da fazla değil onların sayısı aslında ama dedik ya en başta da, nitelik önemli diye.

Kelimeler bazen bazı anlamlara gelmiyor gerçekten de; içinden geçenleri, tam olarak söylemek istediklerini, harflerin belli bir sırayla peş peşe gelip de bir sihir oluşturması bile ifade edemiyor. Ama insan hissediyor. Nasıl derler; hızlı giden bir arabada elini camdan çıkarıp havayı avuçlarında hissetmek gibi bir şey; hissedersin ama tarif edemezsin ya. İşte şu hayatta karşına çıkan bazı insanlara taşıdığın duygular da böyle sayın okuyucu; hissediyorsun ama tarif edemiyorsun.

Kor yutarsın bazen, içindeki her şey yanar. Karşına birisi çıkar, hissedip de bir türlü tarif edemediklerini gözlerinden anlar.

Kardeşlik her zaman kan bağıyla olmaz.

Yeni yaşın yüzüne gülümseme kondursun canım kardeşim.

Ha bir de unutmadan; herkes kendine iyi baksın.

İmza

Sıkıntılı adam ‘MCD’


IMG_5674

Homo economicus

8 – 12 Mayıs Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?

ABD’de Nisana yı enflasyonu %2,2 oranında gerçekleşirken Avro Bölgesi’nde sanayi üretimi ise Mart ayında yıllık %1,9 oranında artış gösterdi.

İçeride ise yıllık cari açık 33 milyar dolara gerilerken Mart ayında sanayi üretimi ise %2,8 oranında artış gösterdi.

“8 – 12 Mayıs Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

1 – 5 Mayıs Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?

Avro Bölgesi’nde Mart ayında işsizlik oranı %9,5 düzeyinde gerçekleşirken AB-28 ülkelerinde ise %8 oranında gerçekleşti. Güney Kore’de Nisan ayında ihracat %24,2 oranında artış gösterdi.

İçeride ise tüketici fiyatları artışını devam ettirdi. Tüketici fiyatları endeksi Nisan ayında aylık bazda %1,3 oranında, yıllık bazda ise %11,87 oranında artış gösterdi. Öte yandan, Türkiye’de Nisan ayı imalat sanayi PMI değeri 51,7 ile sektörde genişlemeye işaret etti.

“1 – 5 Mayıs Haftasında Ekonomide Ne Oldu Ne Bitti?” okumaya devam et