Homo economicus

Olmadık İşler

Geride bıraktığımız yılın hemen ilk aylarında, ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) çelik ve alüminyum üzerinde ilave gümrük vergileri koymasıyla başlamıştı hikaye. Hemen ardından ise Çin, Avrupa Birliği gibi birçok önemli ve büyük ekonomik aktörün de oyuna girmesiyle ‘dalaşma’ hallerinden ‘savaş’ hallerine dönen küresel ticaretteki adımlar ve gelişmeler, sonunda etkilerini iyiden iyiye göstermeye başladı.

“Olmadık İşler” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

alo.

“Eninde sonunda gerçeklerle yüzleşmek zorundayız. Yoksa yakamızdan düşmezler. Karanlıkta, duvar diplerinde kırmızı gözleriyle bizi izlemeye devam ederler. Kocaman bıçaklarla arkamızdan sinsice yürürler. Canavarı öldürmek için onunla tanuşmak gerekir.”** Kucağımdan düşüp de parkenin üzerinde yuvarlanarak benden bir hayli uzaklaşmış kurşun kalemime uzanıp altını çizdim bu satırların. Altını çizmekten kanattığım satırlara yenilerini ekledim.

“alo.” okumaya devam et

Homo economicus

Domino Etkisi

2018 yılı içerisinde birçok kez kullandığımız ‘havanın bulutlanması’ terimi sanıyorum ki 2019 yılında çok daha fazla altını çizeceğimiz bir söz öbeği olarak karşımızda duruyor. 21. yüzyılın sonuna hızlı büyümesiyle ve özellikle ihracata dayalı büyüme modelinin en başarılı temsilcisi olmasıyla damga vuran Çin ekonomisinde görülen yavaşlama emareleri bir domino etkisiyle dünyanın kalan kısmını etkilemeye başladı bile.

“Domino Etkisi” okumaya devam et

Homo economicus

Çin İşi

21. yüzyılın son dönemine damga vurmuş, yeni yüzyılın hemen başında da ihracata dayalı büyüme modelinin en iyi temsilcilerinden birisi olarak yüksek büyüme oranıyla dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumuna ulaşan Çin ekonomisi, eski hızlı günlerini aramaya başladıkça başta Asya’da olmak üzere küresel ekonomilerde moraller bozuluyor.

“Çin İşi” okumaya devam et