Hemdem

Bir dem gelir, şadan olur; bir dem gelir, giryan olur…

Hemdem samimi dost, en yakın arkadaş demektir. Yani bir diğer deyişle canciğer arkadaş… Farsçadan girmiş güzel Türkçemize; birlikte anlamındaki hem ile nefes anlamındaki dem kelimesinin birleşiminden oluşmuş.

İlk defa tecrübe ettiğin bir şey bu hayat, bu dünya. Burası dünya yahu, burası bu kadar işte. Buraya ilk kez geliyorsun, aldığın her bir yeni nefes yeni bir tecrübe oluyor sana. Aldığın her yeni nefes sana çok değişik geliyor. Ve bir de bu nefesi beraber aldığın yol arkadaşın; ailen, yârin, dostun; artık her kimse… Yanında duran hemdemin güneşten bile daha çok ışıldıyor. Yanında bir yıldız ile dem çekiyorsun da haberin yok.

Şu hayatta dayanılmaz olan şey aslında yaşam değilmiş, insanlarmış. Bazen insan bulamıyor, oyun nerede bitiyor, hayat nerede başlıyor. İşte öyle anlarda çektiğin demi anlamlandıran hemdemin oluyor. Bir dem geliyor, giryan (ağlayan, gözyaşı döken) oluyor; bir dem geliyor, şadan (gülümseyen, sevinen) oluyor. Ne olursa olsun, birlikte nefes aldığın insan, hemdem, yanında bir yıldız gibi parlıyor; yoluna ışık tutuyor.

Köy yerinde yaşayan iki canciğer dostun, iki gencin hikâyesidir bu anlatılan. O zamanlar haberdar olmasalar da aldıkları ilk nefesten beri beraber olan, beraber büyüyen iki gencin. Aslında bizim hikâyemizdir bu anlatılan; hayatın demini beraber çektiklerimiz ile anlamlandırdığımız anların hikayesi. Sen de varsın bu hikâyede, ben de…

Coşkun ile Hikmet iki yakın arkadaştır. Coşkun daha deli dolu, hayatını bir oyunlarla yaşayanlardan biri olarak zamanını tüketir bu yaşamda. Çılgınlıkları vardır, deli dolu bir kişidir. Ama bir o kadar da yaşanmışlığı vardır, deliliğini de bu yaşanmışlıklarını gizlemek için kullanır ya zaten. Yaşamını bir şeyler üretmek ile söyledikleri ile insanları kırmamak arasındaki denklemde gidip gelen birisidir. Hikmet ise tıpkı bir yapbozun tamamlayan parçası gibi Coşkun’un deliliklerinin yanında ağırbaşlılığı ile yer alır. Coşkun gibi ikilemler ile geçirir hayatını ama ondan bir farkı, Coşkun gibi dile getiremez bunları. Bazen özenir de Coşkun’a, keşke ben de onun gibi deli olabilseydim de içime atmasaydım der. İç dünyası ile bazen o kadar savaşır, ne yapacağını o kadar bilemez ki; yorulunca yol üzerine oturmak yerine gidip balkondan atlamayı bile düşünür. Şu hayatta kalbi olan ender insanlardır Hikmet. Kalbi ile yaşar, kalbine söz geçirmez ki aldığı nefesin böyle anlamlanacağına inanır. Kalbi olanın yapmaktan mutluluk duyacağı gibi çok sever; hayatı yaşanası bir aşk görüp de masallara konu olacak hayalindeki bir evde sevdiğinin zülfünün düşüyle sever.

Kendi düğününde Hikmet’in bir yanı kırıktır; çok sevdiği kadın yanında olsa da hemdemi kendisinden uzakta, vatani görevindedir. Gel de diyemez ki, vatan görevi… Kimselere de bir şey diyemez, içine atmaya o kadar alışmıştır ki. Bir pencere açıp da nefes almak ister, öyle bunalmıştır ki… Kötü bir şey olacak der durur, en mutlu günü boyunca.

Olur da… Hemdemi Coşkun’un vatan için şu hayatta sahip olduğu tek şeyini, canını verdiğini öğrenir.

Adına hayat dediğimiz bir dem sadece: Bir dem gelir, şadan olur; Bir dem gelir, giryan olur.

Ankara Tevfik Fikret Okulları Halk Dansları Topluluğu altıncı büyük temsili “Hemdem” ile 30 Mayıs 2017’de bir kez daha o kendisini dört gözle bekleyen seyircisiyle buluştu.


gencler-sahnede-hemdem-ile-buyuledi


Gençler Sahnede ‘Hemdem’ ile Büyüledi

Ankara Özel Tevfik Fikret Okulları Halk Dansları Topluluğu (TFLHDT) temsillerine devam ediyor. Topluluk altıncı büyük temsili olan ‘Hemdem’ adlı gösteriyi seyirciyle buluşturarak büyük alkış aldı.

Modern sahne teknikleri ile sadece Türk halk danslarını sevdirmeyi değil, her yaştan gence kültürümüzü tanıtmayı amaçlayan TFLHDT her sene sahneye koyduğu Tiyatral gösteriler ile büyük beğeni topluyor. 2010 yılında kurulan topluluğun sanat yönetmenliğini Mert Can Duman üstlenirken Sevda Yalçın ise sorumlu öğretmen olarak görev alıyor.

Topluluğun “aşk-ı hayat”, “Masal”, “3”, “Hayalimdeki Ev” ve “Zülüf” isimli gösterilerinin ardından altıncı büyük temsili olan “Hemdem”in ardından sahneye davet edilen Okullar Genel Müdürü Ayşe Başçavuşoğlu temsilde emeği geçen herkese teşekkürlerini sunarken görevli öğrencilere başarı belgesi takdim etti.

Bu haber, 7 Haziran 2017 tarihinde Haber Ankara‘da yayımlanmıştır.  Haber ayrıca 9 Haziran tarihli Milliyet ve HaberTürk gazetelerinin Ankara eklerinde yayımlanmıştır.

http://www.haberankara.com/gencler-sahnede-hemdem-ile-buyuledi/59490/


 

Reklamlar