Homo economicus

Şimdi Yeni Bir Şeyler Söyleme Zamanı

Ekonomi yönetiminin bir süredir üzerinde çalıştığı 2017-2019 yılları arasındaki dönemi kapsayan Orta Vadeli Program’ı Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım, Salı günü düzenlediği basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı. Temel olarak ekonominin ilgili dönemdeki yol haritasını ve uygulanacak politikaların çerçevesini çizen orta vadeli programlar, büyümeden, cari açığa, tüketici fiyatlarından, dış ticarete kadar birçok alanda kurumların koordineli çalışmasının bir ürünü olarak karşımıza çıkıyor.

Benim de bu satırlardan sizinle birçok kez paylaştığım gibi ülkemiz 2009 yılında tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizin hemen ardından itibaren başlayan dönemde 27 çeyrektir kesintisiz bir şekilde büyüyor. Geride kalan bu 27 çeyrekteki bazı dönemlerde büyüme oranımız arzu edilen düzeyden uzaklaşma eğilimi gösterse de genel görünüme baktığımızda ve gelişmiş ekonomilerin sürüncemede olan toparlanmaları ile gelişmekte olan ekonomilerin kaybetmiş olduğu ivme dikkate alındığında, günümüz konjonktüründe kesintisiz büyümenin sürdürülmesi de bir başarı olarak değerlendirilmelidir.

Dalgalanmalarla sona eren 2015 yılından sonra 2016 yılına ilişkin beklentiler, bu dalgalanmaların bir miktar sona ereceğine ilişkin gerçekleşse de 2016 yılı da hem ülkemiz hem de küresel ekonomi için belirsizlikler ve kırılganlıklar ile dolu bir yıl olarak geçmeye devam ediyor. Başta ABD olmak üzere gelişmiş ekonomilerde yaşanan sıkıntılar bazen o kadar etkili oluyor ki, ülkeler ekonomi politikalarını bile serbestçe sürdüremez duruma geliyor. Öyle ki, dalgalı gelen verilerden sonra ABD Merkez Bankası (FED) bütün bir 2016 yılının faiz artırımı kararını tartışmakla geçirdi. Tabi ki onunla beraber tüm dünya ekonomileri de. Gözler Aralık ayındaki toplantıya çevrilmiş durumda. Bunun yanında, özellikle Güneydoğu Asya ülkeleri başta olmak üzere gelişmekte olan ekonomiler de eski güçlü performanslarının uzağında bulunuyor. Çin, orta dönemdeki büyüme ortalaması olan %7 oranının altına düşecek gibi.

Bütün bunlara ek olarak, Temmuz-Ağustos-Eylül dönemini içeren üçüncü çeyrek de bizim için pek kolay geçmedi. Turizmde yaşanan sıkıntılara ek olarak ülkemizde halen devam eden terör olayları ve 15 Temmuz gibi Aziz milletimizin çabasıyla bertaraf edilmiş bir darbe girişiminin etkileri ekonomimize de yansımış durumda, şüphe yok ki. Dolayısıyla, 2017-2019 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program çerçevesinde 2016 yılına ilişkin yapılan güncellemeler sonucunda da 2016 yılı büyüme oranı beklentimiz yüzde 3,2’ye revize edildi. 2017 yılındaki büyüme beklentimiz ise yüzde 4,4.

Şekil 1: 2002-2017 Yılları Arasında Ülkemizin Yıllık Büyüme Oranı (2016 ve 2017 Yılları Beklenti)

şekil1.png
Kaynak: TÜİK, T.C. Kalkınma Bakanlığı.

Orta Vadeli Program’da ayrıca enflasyonun 2016 yılında yüzde 7,5 oranında, 2017 yılında ise yüzde 6,5 oranında gerçekleşeceği öngörülüyor.

Sayın Başbakanımızın Salı günü yaptığı basın toplantısında Orta Vadeli Program ile ilgili paylaştıklarını üç temel başlıkta incelemek ve değerlendirmek mümkün. Bu başlıklardan ilgi, ihracatın sürdürülebilir ve nitelikli bir şekilde artırılması. Dış ticaret literatüründe de birçok kez altı çizildiği üzere ticaretin geliştirilmesi ülkelerin refahının, gelirinin gelişmesine olanak sağlayan bir etmen. Ama günümüz koşullarında bu önerme biraz da eksik hale geldi. İhracatın, ticaretin artırılmasından ziyade bunların kaliteli ve nitelikli bir şekilde artırılması, orta vadede ticaretin sürdürülebilir bir şekilde ekonomiye katkı sağlamasının önünü açıyor. Bu bağlamda, Orta Vadeli Program’da rekabet gücü ve verimliliğin artırılmasına ve yenilikçiliğin geliştirilerek yeni ürünler yapmaya yönelik çalışmaların yoğunlaştırılmasına ilişkin eylemler yer alıyor. Sayın Başbakanımızın da ifade ettiği gibi, herkesin ihracat yapar hale geldiği günümüz ekonomik düzeninde farklı ürünler üretip bunları rekabetçi şartlar ile dünyaya etkin bir şekilde pazarlayabilmek önemli.

Öne çıkan başlıklardan ikinci ise, ihracatın finansmanı konusu. Küresel ihracat 2015 yılında değer bazında yüzde 13,2 oranında gerilerken 2016 yılına ilişkin beklentiler ise yılın bitmesine kısa bir süre kala keskin bir şekilde aşağı yönlü revize edilmiş durumda. İktisatçılar, özellikle ihracattaki bu gerilemenin bir nedeni olarak ülkelerin uygulamış oldukları politikalar nedeniyle ihracatın finansmanının sıkıntıya girmesi gösteriliyor. İşte bu çerçevede, Orta Vadeli Program kapsamında fiyatların rekabetçi seviyelere gelmesi için ihracat desteklerinin etkin bir şekilde geliştirilmesi hususu da yer almakta. Eximbank destek bütçesinin üç kat kadar büyütülerek 1 milyar TL’den 1 milyar dolara çıkarılması, ihracatın finansmanı konusundaki hedeflerden birisi.

Orta Vadeli Program kapsamında değerlendirilebilecek ve öne çıkan üçüncü başlık ise kurumsal kalitemizin artırılması hususu. Ünlü iktisatçı ve geleceğin Nobel adayı Türkiye-ABD vatandaşı Daron Acemoğlu’nun Türkçe’ye Ulusların Düşüşü başlığı ile çevrilen kitabında kurum kültürünün ülkeler arasındaki gelir farklılıklarının açıklanmasındaki en öneli yardımcı hususlardan biri olduğu yer almaktadır. Kurumsal gelişmişliği sağlayan ekonomiler orta ve uzun dönemde kırılganlık ve belirsizliklerden en az düzeyde etkilenmeyi başaran ekonomiler olarak karşımıza çıkmaktadır. İşte bu çerçevede, Orta Vadeli Program kapsamında kurumsal kalitenin artırılması ve milletin işini kolaylaştıran, gelişmesini sağlayan bir devlet anlayışının ortaya çıkarılması hedeflenmektedir. Bu bağlamda, arabuculuk sisteminin getirilmesi, uyuşmazlıkların sağlıklı ve çabuk bir şekilde çözülmesine yönelik mekanizmaların hayata geçirilmesi, bilişim, denizcilik vb. uzmanlık gerektiren konularda ihtisas mahkemelerinin kurulması; kurumsal gelişmişliğin sağlanması yönünde atılacak adımların başında geliyor.

Küresel ekonomik düzende oyunun kuralları her gün yeniden yazılıyor. Yeni bir oyun kuralı yazım sürecinde etkin bir şekilde rol alabilmemiz için önümüze koyduğumuz hedefleri geçmişteki kararlılığımızda gerçeğe çevirmeli ve yapısal reformlar ile ekonomimizi yeniden tasarlamalıyız. 2017-2019 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program devletimize ve milletimize hayırlı, uğurlu olsun.

Yeni bir yaşın başladığı güzel Ekim ayına hoşgeldiniz. Her gününüzün bir öncekinden daha güzel geçmesi dileklerimle.

Güzel bir hafta olsun.

Bu yazı 7 Ekim 2016 tarihinde HaberAnkara‘da yayınlanmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s