Homo economicus

İnovasyon Dünyayı Besliyor

Her yıl Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) ile ABD’de Cornell Üniversitesi’nin ortak çalışmaları ile hazırlanan ve tüm dünyada inovasyon (yenilikçilik) eğilimi ile ülkelerin inovasyon alanındaki performansları üzerine yayınlanan Küresel İnovasyon Endeksi Raporu 2017 yılı için geçtiğimiz günlerde yayınlandı. 2011 yılından bu yana dünyanın en yenilikçi ülkesi konumundaki İsviçre bu sene de ilk sırayı kimselere kaptırmazken ülkemiz ise 128 ülke arasında 43. sırada yer aldı.

Bu haftaki buluşmamıza da ismini veren İnovasyon Dünyayı Besliyor başlığı Küresel İnovasyon Endeksi çalışmasının da bu seneki ana teması. Son dönemlerde gündemdeki yerini gerek ülkemizde gerekse de tüm dünyada iyiden iyiye sağlamlaştıran gıda ve tarım konusu kendisini söz konusu raporda da gösteriyor. Sürdürülebilir büyüme olgusunun tartışıldığı günümüz dünyasında kıt kaynakların sonsuz ihtiyaçları nasıl karşılayacağı konusunda tartışmalar hala devam etmekte; bu çerçevede mevcut kaynakların en etkin şekilde kullanılması için alternatif yollar aranmaktadır. İşte bu bağlamda inovasyon da bu kaynakların en iyi şekilde tüketilmesi ve maksimum çıktının elde edilmesi için en önemli unsurlardan birisi olarak karşımıza çıkıyor.

Nitekim raporda da önümüzdeki 20-30 yıllık dönemde tarım ve gıda sektöründe küresel anlamda giderek artacak olan talebin mevcut kaynaklar etkin şekilde kullanılmazsa tehlikeye gireceğinden ve bu talep artışının artan rekabet ve doğal kaynaklardaki kıtlık ile beraber iyice önemli bir olgu haline geleceğinden bahsediliyor. Bu nedenledir ki hepimizin rahatlıkla fark etmeye başladığımız iklim değişikliğine tarım ve gıda sektörlerinin de en sağlıklı şekilde adapte olması ve küresel talebin artışına bağlı olmak üzere bizleri bekleyen tehditlere karşı hazırlıklı olunması gerekmektedir. Raporda bu çerçevede inovasyonun tüm bu nedenler itibarıyla tarım ve gıda sektörlerindeki üretkenlik artışı için olmazsa olmaz ve dünyayı besleyen bir unsur olduğunun altı çiziliyor.

Çalışmanın temel olarak değindiği noktalara göz attıktan sonra isterseniz bir de çıktılarına değinelim. Biraz önce de belirttiğim gibi İsviçre 2011’den beri oturduğu tahtını bu sene de diğer ülkelere bırakmayarak dünyanın en yenilikçi ülkesi oldu. İsviçre’yi sırasıyla İsveç ve Hollanda izlerken ilk 10’a giren ülkelerde Avrupa kıtasının hakimiyeti yine dikkat çekti. Singapur ise yine ilk 10’daki yerini kaybetmeyerek inovasyon alanında gelişmiş ülkeler arasında yer aldı. Ülkemiz 2016 rapor döneminde 39 puan ile 128 ülke arasında 42. sırada yer alırken bu rapor döneminde ise 38,9 puan ile bir sıra gerileyerek 43. sırada yer aldı.

Şekil 1: 2017 Küresel İnovasyon Endeksi Sıralaması

şekil1
Kaynak: 2017 Küresel İnovasyon Endeksi Raporu.

İnovasyon denince sizlerin de aklına geldiği gibi araştırma-geliştirme (AR-GE) faaliyetleri büyük öneme haiz. Ülkelerin AR-GE harcamalarının toplam gelire oranlarına baktığımızda aslında gelişmiş bir inovasyon performansının yolunun da tam da etkin AR-GE harcamalarından geçtiğini görebiliyoruz.

AR-GE harcamalarının toplam gelire oranı sıralamasında Güney Kore %4,3 ile ilk sırada yer alıyor. Diğer bir deyişle, Güney Koreliler her yıl elde ettikleri 100 birimlik gelirlerinin 4,3 birimini AR-GE faaliyetlerine ayırmışlar. Bu oran İsrail’de %4,1, Japonya’da %3,6, Finlandiya’da %3,2 ve İsveç’te %3,2 seviyesinde gerçekleşiyor. AR-GE harcamalarının toplam gelire oranı ülkemizde ise yalnızca %1 düzeyinde. Önümüzdeki dönemin yükselen yıldızı Sanayi 4.0 ile yüksek teknolojili ihracat konularında daha başarılı olabilmemiz için AR-GE harcamalarımızın toplam gelirimizde daha önemli bir rol almasını sağlamalıyız.

Şekil 2: 2017 Yılında Seçilmiş Ülkelerde AR-GE Harcamalarının Toplam Gelire Oranı Sıralaması (Kaynak: Küresel İnovasyon Endeksi Raporu)

şekil2.png
Kaynak: 2017 Küresel İnovasyon Endeksi.

Hiç şüphe yok ki Küresel İnovasyon Endeksi Raporu çok kapsamlı ve inovasyonun belirleyicilerinden farklı ülkelerdeki uygulama örneklerine ve bu uygulamaların sonuçlarına kadar birçok konuyu içinde barından değerli bir çalışma. Dolayısıyla önümüzdeki haftalarda yine bazı parçaları ile inovasyon konusuna ve tabi ki söz konusu bu rapora da değinmeye çalışacağım. Ama şimdilik, önümüzdeki dönemde dünyayı besleyeceği öngörülen inovasyonun esas belirleyicilerinin eğitim, beşeri sermayenin niteliği, AR-GE ve istikrarlı bir ekonomiden geçtiğini söylemekte fayda var.

Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem ateşinden kurtuluş olan bir Ramazan ayını da uğurlamak üzereyiz. Milletimizin daha nice bayramlara huzurla ulaşması temennisiyle siz değerli okuyucularımıza güzel bir Ramazan Bayramı diliyorum.

Bu yazı 25 Haziran 2017 tarihinde HaberAnkara‘da yayınlanmıştır.


inovasyon

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s