Homo economicus

Tüketimden Büyümeye Güçlü Destek

Malumunuz geride bıraktığımız yılın tamamını ve üçüncü çeyreğini ekonomik büyüme oranında rekorlarla tamamlamıştık. 2017 yılının tamamında %7,4 büyüyen Türkiye ekonomisi yılın en gelişmiş yirmi ekonomisi olan G-20 ülkeleri arasında en yüksek büyüme oranına sahip ülke olmuştu.

Enflasyon oranının beklentilerin üzerinde gerçekleşiyor olması, kur tarafındaki keskin hareketler ve bunun sonucunda TCMB’nin faiz hamleleriyle meşgul olan gündeme farklı bir pencere olarak gelen 2018 yılının ilk çeyrek büyümesi %7,4 ile son dönemlerdeki trende uygun bir şekilde yüksek bir seviyede geldi.

Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğindeki bu büyüme performansı ile OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülke olurken G-20 ülkeleri arasında ise ikinci sırada yer aldı. Türkiye’nin son dönemlerdeki güçlü büyümesinin bileşenlerine baktığımızda, bu haftaki buluşmamıza da ismini verdiği gibi, tüketimin büyüme performansında etkileyici bir role sahip olduğunu görüyoruz. Ilın ilk çeyreğinde özel tüketim olarak da nitelendirebildiğimiz hanehalkı tüketim harcamaları bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %11 artış gösterirken aynı dönemde kamu harcamaları %3,4, yatırımlar ise %9,7 artış gösterdi.

Yüksek oranda gerçekleşen büyüme performansımızın geçtiğimiz dönemlerin aksine kapsayıcılığında bir miktar bozulma görüyoruz. Öyle ki, 2017 yılının genelinde büyümeye katkı sağlayan net ihracat 2018 yılının ilk çeyreği itibarıyla ise büyümeyi baskılayıcı bir rol oynamış gözüküyor. Yılın ilk çeyreğinde mal ve hizmet ihracatı yıllık bazda %0,5 artarken aynı dönemde ithalatta ise %15,6 artış görüldü. Yine Gümrük ve Ticaret Bakanlığının verilerine göre yılın ilk beş aylık döneminde dış ticaret açığındaki genişleme %41,2 ile olumsuzluk içeriyor.

Büyümenin bileşenlerine baktığımızda son dönemlerde ekonomimizde tüketimin güçlü bir rol üstlendiğini görüyoruz. 2017 yılının tamamında %7,4 düzeyinde gerçekleşen büyüme oranının 4,4 puanlık kısmını oluşturan tüketim harcamaları 2018 yılının ilk çeyreğindeki aynı düzeydeki büyüme oranının ise 7,2 puanlık kısmını oluşturdu. Bu dönemde yatırımların katkısı 2,8 puan olurken yukarıda da bahsettiğimiz gibi net ihracat bu çeyrekte büyümeyi olumsuz etkileyen unsur oldu ve 3,6 puanlık bir baskı oluşturdu. Dikkat çeken bir husus: net ihracat büyümeye son 7 yılın en olumsuz katkısını vermiş oldu.

Büyüme performansımızın harcamalar bazında bileşenleri böyleyken bir de üretim bazında görünümüne bakalım. Yılın ilk çeyreğinde %7,4 düzeyinde gerçekleşen yıllık bazdaki büyüme oranının 4,2 puanlık kısmını hizmetler sektöründeki büyüme oluştururken 1,9 puanlık kısmını ise sanayi sektörü oluşturdu. Geçtiğimiz dönemlerde daha yüksek miktarda katkı sağlayan inşaat sektörü, yılın ilk çeyreğinde konut satışlarındaki yavaşlamayla beraber söz konusu dönemdeki büyüme oranına daha mütevazı bir katkı sağladı. 2018 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşen %7,4’lük büyüme oranının %58’lik kısmını hizmetler sektöründeki, %26’lık kısmını sanayi sektöründeki, %9,5’luk kısmını ise vergi ve sübvansiyonlardaki büyüme oluşturdu.

Peki önümüzdeki dönemde bizleri neler bekliyor? Yılın ilk çeyreği itibarıyla özellikle sanayi tarafından gelen öncü göstergelere baktığımızda böylesine güçlü bir büyüme oranı hepimizin beklentisiydi. Takip eden dönemde ise öncü göstergelerdeki bir miktar yavaşlama, büyüme oranının daha düşük düzeylere çekilmesine neden olabilir. Öte yandan, özellikle kur tarafındaki artışla beraber enerji ithalatının artması net ihracatın büyümeye olan baskısını artırabileceği gibi son üç aylık dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan gelen toplam 500 baz puanlık faiz artırımının da önümüzdeki dönemde ekonomik aktivite üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olması bekleniyor. Bir süredir üzerindeki tartışmaların da devam ettiği fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik adımların sıklaşması ve sıkılaşmasıyla beraber yılın geri kalan döneminde daha düşük düzeylerde büyüme oranlarıyla karşılaşmamız mümkün.

Güzel ve mutlu bir hafta geçirmeniz ümidiyle…

Malumunuz geride bıraktığımız yılın tamamını ve üçüncü çeyreğini ekonomik büyüme oranında rekorlarla tamamlamıştık. 2017 yılının tamamında %7,4 büyüyen Türkiye ekonomisi yılın en gelişmiş yirmi ekonomisi olan G-20 ülkeleri arasında en yüksek büyüme oranına sahip ülke olmuştu. Enflasyon oranının beklentilerin üzerinde gerçekleşiyor olması, kur tarafındaki keskin hareketler ve bunun sonucunda TCMB’nin faiz hamleleriyle meşgul olan gündeme farklı bir pencere olarak gelen 2018 yılının ilk çeyrek büyümesi %7,4 ile son dönemlerdeki trende uygun bir şekilde yüksek bir seviyede geldi.

Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğindeki bu büyüme performansı ile OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ülke olurken G-20 ülkeleri arasında ise ikinci sırada yer aldı. Türkiye’nin son dönemlerdeki güçlü büyümesinin bileşenlerine baktığımızda, bu haftaki buluşmamıza da ismini verdiği gibi, tüketimin büyüme performansında etkileyici bir role sahip olduğunu görüyoruz. Ilın ilk çeyreğinde özel tüketim olarak da nitelendirebildiğimiz hanehalkı tüketim harcamaları bir önceki yılın aynı çeyreğine göre %11 artış gösterirken aynı dönemde kamu harcamaları %3,4, yatırımlar ise %9,7 artış gösterdi.

Yüksek oranda gerçekleşen büyüme performansımızın geçtiğimiz dönemlerin aksine kapsayıcılığında bir miktar bozulma görüyoruz. Öyle ki, 2017 yılının genelinde büyümeye katkı sağlayan net ihracat 2018 yılının ilk çeyreği itibarıyla ise büyümeyi baskılayıcı bir rol oynamış gözüküyor. Yılın ilk çeyreğinde mal ve hizmet ihracatı yıllık bazda %0,5 artarken aynı dönemde ithalatta ise %15,6 artış görüldü. Yine Gümrük ve Ticaret Bakanlığının verilerine göre yılın ilk beş aylık döneminde dış ticaret açığındaki genişleme %41,2 ile olumsuzluk içeriyor.

Büyümenin bileşenlerine baktığımızda son dönemlerde ekonomimizde tüketimin güçlü bir rol üstlendiğini görüyoruz. 2017 yılının tamamında %7,4 düzeyinde gerçekleşen büyüme oranının 4,4 puanlık kısmını oluşturan tüketim harcamaları 2018 yılının ilk çeyreğindeki aynı düzeydeki büyüme oranının ise 7,2 puanlık kısmını oluşturdu. Bu dönemde yatırımların katkısı 2,8 puan olurken yukarıda da bahsettiğimiz gibi net ihracat bu çeyrekte büyümeyi olumsuz etkileyen unsur oldu ve 3,6 puanlık bir baskı oluşturdu. Dikkat çeken bir husus: net ihracat büyümeye son 7 yılın en olumsuz katkısını vermiş oldu.

Büyüme performansımızın harcamalar bazında bileşenleri böyleyken bir de üretim bazında görünümüne bakalım. Yılın ilk çeyreğinde %7,4 düzeyinde gerçekleşen yıllık bazdaki büyüme oranının 4,2 puanlık kısmını hizmetler sektöründeki büyüme oluştururken 1,9 puanlık kısmını ise sanayi sektörü oluşturdu. Geçtiğimiz dönemlerde daha yüksek miktarda katkı sağlayan inşaat sektörü, yılın ilk çeyreğinde konut satışlarındaki yavaşlamayla beraber söz konusu dönemdeki büyüme oranına daha mütevazı bir katkı sağladı. 2018 yılının ilk çeyreğinde gerçekleşen %7,4’lük büyüme oranının %58’lik kısmını hizmetler sektöründeki, %26’lık kısmını sanayi sektöründeki, %9,5’luk kısmını ise vergi ve sübvansiyonlardaki büyüme oluşturdu.

Peki önümüzdeki dönemde bizleri neler bekliyor? Yılın ilk çeyreği itibarıyla özellikle sanayi tarafından gelen öncü göstergelere baktığımızda böylesine güçlü bir büyüme oranı hepimizin beklentisiydi. Takip eden dönemde ise öncü göstergelerdeki bir miktar yavaşlama, büyüme oranının daha düşük düzeylere çekilmesine neden olabilir. Öte yandan, özellikle kur tarafındaki artışla beraber enerji ithalatının artması net ihracatın büyümeye olan baskısını artırabileceği gibi son üç aylık dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan gelen toplam 500 baz puanlık faiz artırımının da önümüzdeki dönemde ekonomik aktivite üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olması bekleniyor. Bir süredir üzerindeki tartışmaların da devam ettiği fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik adımların sıklaşması ve sıkılaşmasıyla beraber yılın geri kalan döneminde daha düşük düzeylerde büyüme oranlarıyla karşılaşmamız mümkün.

Güzel ve mutlu bir hafta geçirmeniz ümidiyle…

Bu yazı 13 Haziran 2018 tarihinde Ticari Hayat Gazetesi‘nde yayınlanmıştır.


ekonomik-büyüme-beklentisi.jpg

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s