Homo economicus

Dünyanın Para Politikası

Üniversitelerin iktisat müfredatlarının üçüncü sınıfında, iktisat öğrencilerini bir hayli zorlayan bir ders olan para politikası temel olarak değişiklik göstermek kaydıyla ekonomik büyüme, istihdam artışı veya fiyat istikrarı gibi öncelikli hedefler ışığında paranın kullanılabilirliğini ve maliyetini (aslında başka bir deyişle faiz oranı) belirlemek için alınan kararların bütününü ifade ediyor.

Bu uzunca tanım size çok karışık gelebilir ama aslında merkez bankalarının amaçları doğrultusunda kendi bağımsız araçlarını hangi yönde kullanacaklarını belirleyen yol olarak da tanımlamamız mümkün para politikasını.

Özellikle 2008 yılında neredeyse tüm küresel ekonomileri etkisi altına alan ekonomik krizin ardından merkez bankaları, taşın altına ellerini fazlasıyla koyarak önemli bir derecede durgunluğa sürüklenen uluslararası piyasalarda canlılığın tekrar sağlanmasını hedeflediler. Öyle ki, küresel ekonomik kriz öncesinde dezenflasyon (enflasyon oranının zaman içerisinde azalması) politikası uygulayan merkez bankaları küresel kriz sonrasında canlılığı sağlamak için reflasyon (Mahfi Eğilmez Hocanın tanımıyla yeniden makul oranlı enflasyona dönmek) politikaları uyguladılar. ABD Merkez Bankası (FED) kriz sonrasında ekonominin toparlanması için faizleri düşüş tutarak piyasaları adeta sıcak paraya boğmuştu. Hatta bu boğma süreci o kadar yoğun gerçekleşti ki dönemin FED Başkanı Ben Bernanke, helikopter ile para dağıttığı düşüncesiyle “Helikopter Ben” olarak anılmaya başlamıştı. Merkez bankalarının faiz oranlarını düşük tutarak borçlanmanın maliyetini düşürmeleri, piyasaları tekrar ayağa kaldırmak için piyasalara para enjekte etmeleri hemen her merkez bankası tarafından uygulanan bir politika haline geldi.

Tüm dünya sıcak paranın ateşiyle kavrulurken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ise geleneksel para politikası araçlarının yanına (parasal genişleme, faiz oranları vb.) geleneksel olmayan faiz koridoru, rezery opsiyon mekanizması (ROM) gibi uygulamaları da ekleyerek piyasaları yönlendirme yoluna gitti. TCMB’nin uyguladığı politikaların destekçileri ve eleştirenleri fazlaca; sizleri bu teorik tartışmalarla bunaltmak istemiyorum. Ancak Haziran ayının başıyla beraber TCMB, bir süredir devam eden para politikasındaki sadeleşme sürecinin sonlandığını kamuoyuyla paylaştı. “Para Politikası Operasyonel Çerçevesine İlişkin Basın Duyurusu” başlığıyla yayınlanan duyuruya göre uzunca bir süredir TCMB’nin politika faizinin ne olduğuna ilişkin tartışmalar da son buluyordu. Karar göre bir süredir piyasaların Geç Likidite Penceresi vasıtasıyla fonlandığı %16,50 faiz oranı bir hafta vadeli repo ihale faiz oranına eşitlenerek tekrar politika faizi haline getirildi. Sadeleşen para politikasına piyasalarca ilk tepki olumlu gerçekleşirken önümüzdeki dönem, bu sadeleşmenin etkilerini daha yakından görebilmemiz doğrultusunda faydalı olacak.

Peki, dünyada neler oluyor? Parasal sıkılaşma sürecini devam ettiren FED, geçtiğimiz günlerde düzenlenen Haziran ayı toplantısında politika faizini 25 baz puan daha artırarak %1,75-2,00 aralığına yükselttiğini açıkladı. Piyasaların beklentisi doğrultusunda gerçekleşen bu karar, ABD ekonomisin sağlam hızda büyümeye devam ettiği vurgusuyla desteklenirken FED yetkililerinin açıklamaları 2018’de toplamda üç yerine dört faiz artışı yapılabileceğine işaret etti. Öte yandan, Avrupa Merkez Bankası ise varlık alım programının (diğer bir deyişle genişleyici para politikasının) Eylül sonuna kadar mevcut düzeyde devam edeceğini, ancak takip eden dönemde ise kademeli olarak sona erdirileceğini duyurdu.

Bütün bu adımlar ne anlama geliyor? Büyük merkez bankaları bir süredir devam ettirdikleri genişleyici para politikalarını sonlandırıyorlar. Bu durum, özellikle ülkemizin de içinde olduğu gelişmekte olan ekonomiler için ‘kolay para’ döneminin sonuna yaklaşıldığı anlamına geliyor. Yabancı yatırımcıları gelişmekte olan ekonomilere çekmek söz konusu ülkeler için artık daha maliyetli hale gelecek. Bu bağlamda, özellikle 24 Haziran’dan sonra da para politikasında etkin ve kararlı politikaların önemi bir kez daha artıyor.

Güzel ve mutlu bir hafta geçirmeniz ümidiyle…

Bu yazı 20 Haziran 2018 tarihinde Ticari Hayat Gazetesi‘nde yayınlanmıştır.


para.jpg

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s