Güvercin Şahinlere Karşı

Neredeyse tüm dünya için kabus gibi geçen bir 2020 yılının ardından dört gözle beklediğimiz, büyük umutlar yüklediğimiz, gelmesiyle tüm dünyaya sihirli bir değnek dokunacağına inandığımız 2021 yılı da geride kalıyor, yılın son haftalarını, son günlerini yaşıyoruz.

Geride kalmak üzere olan 2021 yılı da bize gösterdi ki aslında sorun sayılarda ya da yılın kendisinde değil; bütün bir insanlık olarak çözemediğimiz yapısal sorunlarda. Dünya, 2020’den miras kalan belirsizliğine 2021 yılında da birçok kaygıyı ekleyerek 2022 yılına emanet etmek üzere. Tüm dünya için yine zorlu geçen 2021 yılı ülkemiz için ekonominin de gündemdeki yerini tek başına sağlamlaştırdığı bir yıl olarak geride kalmak üzere.

Hiç şüphe yok ki ülkemizde bu yıla damgasını vuran olgu döviz kurlarında karşılaştığımız ve karşılaşmaya da devam edecek gibi durduğumuz yukarı yönlü keskin hareketler. Kısa bir hatırlatma yapalım: 1 Ocak günü, 2021 yılına merhaba dediğimizde, Dolar/TL kuru 7,44 seviyesinden işlem görüyordu. Bu yazının kaleme alındığı sıralarda ise Dolar/TL kuru 14,20 seviyesinde bulunuyor. Koskocaman bir yılı bitirmek üzereyiz, 15 günümüz kaldı. Geride bıraktığımız 11,5 ayda Türk Lirası Amerikan Doları karşısında %91 düzeyinde değer kaybetti. Söz konusu yukarı yönlü keskin hareketlerin hızlandığı Eylül ayından bu yana baktığımızda da değer kaybının büyük oranda gerçekleştiğini görüyoruz. 1 Eylül 2021 günü 8,29 seviyelerinden işlem gören Dolar/TL kurunun aradan geçen 2,5 aydaki yükselişiyle birlikte Türk Lirası Amerikan Doları karşısında %72 değer kaybetti.

Akıllarınızda şu canlanabilir: 2021 yılı Amerikan Doları’nın da güçlendiği bir yıl oldu. Evet, haklısınız ama isterseniz oranlara bırakalım sözü. Amerikan Doları, küresel piyasalarda uluslararası para birimlerine karşı yılın başından bu yana %7 oranında değer kazanırken son 2,5 ayda ise değer kazancı %5 düzeyinde oldu. Yukarıdaki oranlarla kıyasladığımızda Türk Lirası’ndaki değer kaybının kendi hikayemizden olduğunu anlatmak çok da zor değil.

Bugün ile beraber ortasına geldiğimiz bu hafta ise dünyada birçok merkez bankasının yılın son para politikası kararını açıklayacakları bir hafta oldu. Bugün ABD Merkez Bankası’nın (FED), yarın Avrupa Merkez Bankası ile İngiltere Merkez Bankası’nın, Cuma günü ise Japonya ve Rusya merkez bankalarının toplantıları sonucunda faiz kararları kamuoyuyla paylaşılacak. Unuttum sanmayın: 16 Aralık Perşembe günü , yani yarın, bizim için de hayli önemli bir gün. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın son Para Politikası Kurulu toplantısında faiz kararını açıklayacak.

Dünyada Omicron varyantıyla beraber gelişen belirsizlik, başta ABD olmak üzere enflasyon oranlarındaki yükseliş para politikası kararlarını yakından ilgilendiriyor. Geçtiğimiz toplantılarda ‘geçici’ olarak nitelendirdikleri enflasyon oranının son 39 yılın zirvesine ulaşmasıyla birlikte FED’in şahin söylemlere beklenenden daha hızlı geçeceği konuşulurken diğer merkez bankalarının da faiz artırımına, faiz artırmasa bile daha sıkı bir para politikası söylemlerine dem vuracakları güçlü beklentiler dahilinde.

Peki bunca şahinin karşısındaki güvercin kim? Tahmin edeceğiniz üzere, TCMB’nin yarınki toplantısındaki faiz indirimi piyasalar için sürpriz olmayacak. Merkez bankalarının kararlarıyla geçecek bu haftanın sonuçlarını beraber değerlendirmeye devam edeceğiz.

Bu yazı 15 Aralık 2021 tarihinde Ticari Hayat Gazetesi‘nde yayımlanmıştır.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s