Değerli Metallerin Evrimi

Dönüşüm kelimesi artık hayatımızın her bir alanında kendisini gösteriyor. Enerjide dönüşüm, ticarette dönüşüm, tedarik zincirlerinde dönüşüm, ulaştırmada dönüşüm… Dünyamız tarih boyunca değişimlere ev sahipliği yaptı evet ama artık değişim ve dönüşüm frekansları çok daha sık.

Öyle ki, Sanayi Devrimi’ne baktığımızda kıvılcımın ateşlendiği 19. yüzyıl sonlarından 20. Yüzyılın ilk çeyreğine kadar ancak ikinci fazına ulaşabilen endüstrileşme süreci, hemen akabindeki üç çeyreklik dönemde üç faz atladı bile. Bütün bu hızlı değişim ve dönüşüm sürecine metaller de kayıtsız kalamazdı. Bilinegeldiği gibi altın, gümüş gibi değerli metaller, değerleri mahfuz olsa da, yerlerini yeni dönemin yükselen değerleri olacak bakır, nikel, paladyum gibi metallere bırakıyor.

 Kökeni tarih öncesi dönemlere dayanan altın, gümüş gibi kıymetli madenler tarih boyunca zenginliği ve refahın göstergesi olmuştur. Bilindiği kadarıyla ilk kez Mezopotamya topraklarında, sonrasında Güney Amerika’da keşfedilen altın daha sonra Anadolu topraklarında da hükümdarlığın ve zenginliğin bir simgesi olarak insan hayatında daima var olmuştur. Hükümdarlık simgesi ya da ziynet eşyası olarak kullanımının yanında Lidyalılar ile birlikte para olarak kullanılarak bir değiş tokuş aracına dönüşen altın, tarihin sonraki dönemlerinde de ticaretin ve ekonominin en önemli öğelerinden birisi oldu.

Gümüş için de hikaye benzer. Altın, gümüş, platin gibi değerli emtia varlığını ve değerini günümüzde de sürdürüyor. Ancak bu haftaki buluşmamızın başında da ifade ettiğim gibi, hayatın her alanında kendini gösteren dönüşüm süreci emtiada da kendisini derinden hissettiriyor. Bu köşeyi takip eden değerli okuyucularımız anımsayacaktır, bu satırlardan çok kez sürdürülebilir kalkınma ve yeşil dönüşüm sürecini farklı pencerelerden incelemeye ve değerlendirmeye çalıştık ve süreç devam ettikçe söz konusu değerlendirmelerimiz de önümüzdeki dönemde devam edecek. Yeşil dönüşüm sürecinin en önemli öğelerinden birisi olan karbon azaltımının alt kırılımlarının başında ulaştırmadaki dönüşüm geliyor. Küresel karbon salınımına baktığımızda en büyük payın enerji üretiminden geldiğini, ulaştırmanın ikinci sırada yer aldığını biliyoruz. Ulaştırmadaki dönüşümün, yeşil dönüşümün en önemli hedeflerinden birisi olan karbon azaltımına katkı sağlayacağı da malum. Dünya elektrikli araçlar özelinde artık ulaşım araçlarının birer akıllı cihaza dönüştüğü sürece doğru kararlılıkla yürüyor.

Evrim gösteren değerli metallerin başında, bu sürecin ışığında bakır geliyor. Elektrikli araç piyasasının giderek daha büyük bir hızla büyümesiyle birlikte bakıra olan talep de hızla artıyor. Örneğin günümüzde kullandığımız içten yanmalı otomobillerde ortalama 23 kilogram kadar bakır kullanılırken geleceğin ürünü elektrikli otobüslerde bu miktar 369 kilograma kadar çıkabilir. Sadece bu karşılaştırma bile önümüzdeki dönemde değerli metallerin köklü bir değişime uğrayacağının bir göstergesi.

Bir başka örneğimiz de nikel. Özellikle Ukrayna-Rusya arasındaki gerginlikle birlikte çok kısa sürede fiyatı katlanarak artan nikel, taraflar arasındaki müzakere ortamının biraz olsun tesis edilmesiyle birlikte ateşini dindirmişe benziyor. Ancak önümüzdeki dönem, nikelin de kıymetli metaller arasında öne çıkacağının habercisi. Öyle ki, nikelin de otomotiv endüstrisi için elzem öğelerden biri olduğunu hatırlamakta fayda var.

Güzel ve sağlıklı bir hafta geçirmeniz ümidiyle…

Bu yazı 23 Mart 2022 tarihinde Ticari Hayat Gazetesi‘nde yayımlanmıştır.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s