Amacımız geri dönüşüm ekonomisi mi döngüsel ekonomi mi?

Sevilen dizi Big Bang Theory’nin mottosunu hatırlayan sayın okuyucularımız olacaktır aramızda. 2007 yapımı dizinin afişinin tepesinde şöyle yazar: ¨smart is the new sexy.¨ Yani diyor ki, artık zekiler seksi. Zekanın gücü ve çekiciliği bir yana dursun, şu sıralar herkesin dilinde olan iki terimi hatırlayalım. Geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi gündemin sıcak maddelerinden. Diyeceğim o ki, hem geri dönüşüm is the sexy hem de döngüsel ekonomi is the new sexy.

Konu iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil dönüşüm süreci, İklim Krizi’nin etkileri, atılması gereken adımlar vb. olduğunda cümlelerimizin birçoğunda yer alan iki kavram geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi kavramları. Bu iki kavram birbirine bir hayli karıştırılıyor ancak ¨hızlı ve faydalı¨ serimizin bugünkü buluşmasında bu konuya bir açıklık getirelim istiyorum.

İsterseniz en baştan başlayalım. Dünyamızın adım adım sonunu getiren doğrusal ekonomi, kaynaktan üretime, üretimden dağıtıma, dağıtımdan tüketime ve tüketimden de en son adımda atığa giden bir süreç. Tüketici süreci sonuna kadar getirdiğinde tüketim maddesi artık bir atığa dönüşüyor ve hayata yeniden kazandırılmadığında artık dünyamızı tehdit eden bir unsur haline geliyor. Veriler bu durumun vahametini şöyle ortaya koyuyor: 2022 yılı itibarıyla dünyada kişi başına düşen plastik atık miktarı 3 kilograma yaklaştı. Düşünsenize, dünyada yaşayan 8 milyar insanın her birine düşen ve geri dönüşümü mümkün olmayan 3 kilogram plastik.

Bu durumu aşabilmek mümkün tabii ki. O da döngüsel ekonomiyi hayatımızın her alanına entegre ederek. Döngüsel ekonomide hammaddeden başlayan süreç önce tasarıma, sonra üretime, sonra dağıtıma, daha sonra tüketime, sonrasında toplamaya ve geri dönüşüme ve en sonunda da yeniden hammaddeye doğru evriliyor. Yani geri dönüşüm, döngüsel ekonominin aşamalarından birisi olarak karşımıza çıkıyor. Tam bu noktada şunu ifade etmek gerekiyor: tüketim sürecinin sonlarına doğru ortaya çıkan atıkların toplama aşaması büyük önem taşıyor. Çünkü OECD’nin verilerine göre dünyada plastiklerin yalnızca %9’u toplanıyor ve geri dönüşüme konu ediliyor.

Küçük bir notu da buraya bırakayım: Geçtiğimiz haftalarda Adana seyahatimde, plastik atıklarından elyaf üretimi yapan bir tesisi ziyaret ettiğimde, aslında toplama ve geri dönüşüm sürecini başarıyla gerçekleştirdiğimizde hem ekonomiye hem dünyamıza hem de hayata hayli fazla değer kazandıracağımızı yerinde gördüm. İklimdeki değişiklik hayatımızın her alanında kendini gösteriyor. Ancak şu bir gerçek ki, iklim değişmeden bizim değişmemiz gerekiyor.

Kahvemiz bitti mi? Afiyet olsun. 🙂

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s