Verilerin arındırılması

Zorlu bir senenin sonuna yaklaşıyoruz. Çok geriye gitmeye gerek yok aslında. 2019’un son günlerinde Çin’de ortaya çıkan, 2020 ile beraber de önce Avrupa’yı, sonrasında da tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19 salgını, 2020’nin hemen Ocak ayından itibaren kazalar, afetler derken çok kullanılan bir sözle uğurlamıştık 2020’yi: ‘bit artık 2020!’ Geride kalan zamana bakılırsa 2020’nin günahını aldığımızı, aslında sorunun sayıyla alakalı olmadığını fark ediyoruz. Hazır senenin sonuna yaklaşmışken yeni başlangıçların arifesinde arınmanın tam zamanı. Kişisel arınmanızı ihmal etmeyin ama Espresso’nun bu sayısında verilerdeki arınmayı konuşacağız. Haydi alın kahvenizi.

Zaman serisi olarak nitelendirdiğimiz veri setlerinde, yani bir ya da birden çok değişkenin zaman içerisindeki seyrini incelemek istediğimiz analizlerde bazı etkenler bizi yanıltıcı sonuçlara itebilir. Mesela mevsim etkileri… Mesela her zaman varsaydığımız basit ekonomimizde tarımsal üretim verilerini ele alalım. Elimizdeki veri yılın bahar aylarındaki tarımsal üretimimiz ile kış aylarındaki tarımsal üretimimizi karşılaştırmak istersek, elde edeceğimiz sonuçlar bizi yanlı sonuçlara götürebilir. Çünkü örneğin o yıl kış çok ağır geçmiş ve her şey olağan olsa bile üreticiler daha az tarımsal üretim gerçekleştirmiş olabilir. Keza yaz şartlarının da tarımsal üretimi etkileyebileceği aşikar… Dolayısıyla bu değerlendirmeyi doğru yapabilmek için verimizi istatistiksel yöntemler ışığında mevsim etkilerinden arındırmak ya da her mevsimi kendi eşdeğeriyle karşılaştırmak gerek.

Diğer yanıltıcı etken ise takvim etkisi… Değerlendirmemizde ele almak istediğimiz dönemdeki resmi tatiller, dini günler, idari kararlarla birleştirilen tatiller, hafta sonlarının sayısı vb. gibi hususlar verimizin sağlığını etkiler. Ülkemiz için 9 günlük bayram tatilleri bir hayli meşhurdur bilirsiniz. Üretim çarklarının da bu uzun tatillere uyum sağlaması, köprü gün diye nitelendirebileceğimiz ara günlerde faaliyet gösterilmemesi gibi hususlar da takvim etkisini ifade ediyor. Düşünün, herhangi bir tatilin olmadığı bir aydaki yaklaşık 20-22 günlük bir dönemi, başka bir ayda tatillerle kısala kısala 12-14 günlük bir dönemle kıyaslamak çok da anlamlı olmayacak.

Kahvenizin son yudumu mu? Hemen bitiriyorum o halde: siz siz olun, arınmadan hareket etmeyin. Afiyet olsun. 🙂

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s