Can’ın lirası mı John’un doları mı?

Hiç şüphesiz Türk Liramızın üzerindeki Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ümüzün resmiyle bu sorunun cevabı çoktan verilmiş durumda ancak Espresso | Hızlı ve Faydalı’nın bu seneki ilk sayısında para birimlerinin alım gücünü masaya yatıralım istiyorum. Maalesef Türk Lirası yabancı para birimleri karşısında özellikle son dönemde bir hayli değer kaybetti. Birçoğumuz yurt dışına çıktığımızda bu hızlı değer kaybını derinden hissediyoruz. Bir de bir ülkedeki fiyatlar genel seviyesiyle o ülkenin para biriminin alım gücü konusu var.

Dünya Kovid-19 salgınıyla kırılmadan önce, birkaç ay sonra değil yurt dışına çıkmak, şehirden çıkamayacağımız günleri yaşayacağımızdan bihaber olduğum zamanlarda son seyahatimi Cenevre’ye yapmıştım. Bir kahvesever olarak soluğu Starbucks’ta aldığımda menünün en hesaplı ürünü olan sade filtre kahvenin 7 İsviçre Frangı (o zamanki Türk Lirası karşılığıyla 35 Türk Lirası) olduğunu hatırlıyorum. Evet, Türk Lirasına çevirince zaten değer kaybından dolayı pahalı gelen bu kahve Cenevreliler için ne kadar pahalıydı? Bir Cenevre sakini ortalama geliriyle kaç filtre kahve içebilir, bir Ankara sakini ortalama geliriyle kaç filtre kahve içebilir?

Satın alma gücü paritesi, farklı ülkelerdeki kişilerin gelirini kendi ülkesinde harcadığı varsayımıyla ülkeler arasındaki fiyat farklılaştırmasını ortadan kaldıran bir nevi para birimi dönüştürme aracı. Örneğin İsviçre’de değil de ABD’de olalım. Ortalama bir ABD’li aylık 3500 dolar maaşıyla 7 dolarlık filtre kahveden 500 tane alabilirken Türkiye’de ortalama 8800 TL’lik gelir ile 22 TL’lik filtre kahveden 400 tane alabildiğimizi düşünelim (Hesaplamalar düz olsun diye bu varsayım). Satın alma gücü paritesini varsayımı şu: herkes kendi geliriyle kendi ülkesinde aynı miktar ürünü alsın. Dolayısıyla John’un 3500 dolarıyla aldığı 500 tane kahveyi alabilmek için Türkiye’de gereken 11000 TL ile birlikte satın alma gücü paritesi (Türkiye / ABD ) = 22 / 7 = 3,14 TL / Dolar olarak hesaplanır. Yani ABD’de 1 dolar harcadığınız bir ürün için Türkiye’de 3,14 TL harcamanız gerekir.

Avrupa örneğini de vererek bugünü kapatalım: Avrupa Birliği İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından açıklanan SGP’ye göre kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) endeksi 2021 yılı sonuçlarına göre 27 Avrupa Birliği (AB) ülkesi ortalaması 100 iken, bu değer Türkiye için 63 oldu ve AB ortalamasının %37 altında kaldı. Yani ortalama bir gelir ile Avrupa genelinde 100 ürün alınabilirken aynı gelir düzeyiyle Türkiye’de 63 ürün alabiliyoruz. Bu durum satın alma gücümüzün Avrupa geneline göre daha düşük olduğunu gösteriyor.

Ortalama gelirimizle çok daha yüksek bir satın alma gücüne erişeceğimiz bir yılın hemen başında olmayı temenni ediyorum. Yılın ilk ‘Espresso’su afiyet olsun. 🙂

Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s