Homo economicus

Ticarette En Yeni Daha Yeni

Adam Smith’in ülkelerin kapalı ekonomi durumuna göre daha karlı çıktıkları için ticaret yapma motivasyonuna sahip olduklarını ortaya attığından beri yaklaşık 250 yıl geride kaldı. Geçen bunca zamanda takvim yaprakları kadar ticaret politikaları da bir hayli değişime uğradı.

Korumacılık, serbest ticaret uygulamaları, korumacılık, serbest ticaret uygulamaları… Birbiri ardını izleyen bu politikalar belli bir düzende seyretmese de bugünün dünyasında, o çok tutulan ifadeyle “oyunun kuralları baştan yazılıyor”.

Küresel ekonomileri geçmişten bu yana incelediğimizde, ekonomik büyüme ve refah artışının –şüphesiz bazı hususlarda şerh koymak kaydıyla– uluslararası ticaretin daha kolay yapıldığı dönemlere rastladığını rahatlıkla gözlemleyebiliyoruz. Sadece Adam Smith’in değil aynı zamanda serbest ticaretin de doğduğu topraklar olan Birleşik Krallık dahi zaman zaman korumacı politikalar ile yerel sanayii koruma güdüsü duysa da geride bırakılan iki yüzyılı aşkın zamanda, bugün kendilerini gelişmiş ülkeler arasında bulan ekonomiler dış ticaretin büyüme ve kalkınma üzerindeki olumlu etkilerinin tadını çıkarmakta çok da çekingen davranmamışlar.

Küresel bağlamda, dış ticaret ile büyüme arasındaki pozitif ilişkiyi Mahfi Hoca, kendi köşesinden 21. Yüzyıl itibarıyla verileri kullanarak bir kez daha ortaya koymuş. 2000 ile 2017 yılları arasında küresel büyüme ile küresel dış ticaretteki büyümeyi dikkate alan ve aşağıda yer alan şekil; bize dünyada refahın artışı (büyümeyle ölçtük) ile uluslararası ticaret artışı arasındaki pozitif ilişkiyi gösteriyor. Mavi çizgiyle belirtilen küresel büyümenin en önemli belirleyicilerinden birisi kırmızı çizgiyle belirtilen uluslararası ticaretteki büyüme olarak karşımıza çıkıyor.

ŞEKİL 1: 2000-2017 Döneminde Küresel Büyüme ile Uluslar arası Ticaret Hacmindeki Artış Arasındaki İlişki

şekil1.PNG
Kaynak: Eğilmez (2018).

Gelin görün ki, göreve geldiği günden bu yana dünyanın gündemini belirleyen (!) ABD Başkanı Donald Trump’ın başlattığı; önce ‘ticaret dalaşması’ olarak adlandırsak da zaman içerisinde resmen bir ‘ticaret savaşına’ dönen politikalar silsilesi, dış ticarette “en yeni” teorilerin üzerinde çalışılmasına sebep oldu. Daha önce bu satırlardan da birçok kez değindiğimiz; öncelikle ABD ile Çin arasında başlayan ancak daha sonrasında kendisine küresel bir zemin bulan ticaret savaşları, gerek ülkelerin kendi ekonomilerinde gerekse de küresel ekonomide baskı ortaya çıkarmaya devam ediyor.

Taraflar her ne kadar ticaret ilişkilerinin yeniden mümkün olan en iyi seviyeye çekilmesi konusunda istekli olduklarını beyan etseler de arka planda da birbirlerine ticari yaptırımlar uygulama konusunda da geri kalmıyorlar. Daha geçtiğimiz Pazartesi günü ABD Çin’den ithal edilen 200 milyar dolarlık yaklaşık 6 bin ürüne ek gümrük vergisi uygulamasına başlamış; Çin de misilleme olarak 60 milyar dolarlık ABD ürününe ek vergi getirdiğini duyurmuştu.

ABD ile Çin’in birbirlerine uyguladıkları milyarlarca dolarlık ticari yaptırımlar ile üstüne üstlük bir de tavize yanaşmamaları küresel refahın artışını da tehlikeye sokuyor. Öyle ki, geçtiğimiz günlerde küresel ticaret savaşlarıyla ilgili açıklama yapan Dünya Ticaret Örgütü de bu riske dikkat çekti ve ticaret savaşlarının küresel ticaretin büyümesini yüzde 70 düşürebileceğini uyarısında bulundu.

Dünya Ticaret Örgütü Genel Sekreterinin Almanya’da yaptığı konuşmada, ticaret savaşlarıyla ilgili küresel refaha ilişkin uyarı ışıklarının artık yanmaya başladığı; gerilimin artmasının istikrar, istihdam ve ekonomik büyüme için gayet büyük riskler oluşturduğunun aşikâr olduğu yer aldı.

Ankara’da birkaç gündür, gelişinin gayet yaklaştığını hissettiren kış mevsimi, uluslararası ticaret ve küresel büyüme için bir hayli süredir yaklaşmış durumda. Önümüzdeki dönemde bizi bekleyen hareketli gündemde neler yaşanacağını bilmek zor. Lakin bildiğimiz bir şey var ki, küresel ticaret savaşlarının bir kazananı olmayacağı ve bugünün dünyasında dış ticaret teorilerinin “en yeni, daha yeni” vizyonuyla gözden geçirilmesi gerektiği…

Güzel bir hafta olsun.

Bu yazı 28 Eylül 2018 tarihinde HaberAnkara‘da yayınlanmıştır.



a1

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s