Homo economicus

İkinci Çeyrekte Dış Talep Destek Verdi

Yarısına geldiğimiz haftanın başında 2019 yılının ikinci çeyreğine ilişkin büyüme rakamları açıklandı. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) kamuoyuyla paylaştığı verilere göre, yılın Nisan-Haziran aylarını kapsayan ikinci çeyreğinde Türkiye ekonomisi bir önceki yılın aynı dönemine göre %1,5 oranında daraldı.

Bu olumsuz görünümün karşısında piyasa beklentilerinin %2 küçülme yönünde olması ve gerçekleşen daralmanın beklentilerin altında olması sevindirici bir haber olarak karşımıza çıktı.

Malumunuz olduğu üzere Türk Lirası bir süredir yabancı para birimleri karşısında değer kaybediyor ve bu durum dolar cinsinden hesaplanan gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) ve kişi başına gelir düzeylerinde de kendini gösteriyor. 2009 yılında tüm dünyayı etkileyen Küresel Ekonomik Kriz’in etkisiyle 8.980 dolara kadar gerileyen kişi başına gelirimiz hemen arkasından gelen toparlanma ve hızlı büyüme süreciyle birlikte 2013 yılında 12.480 dolara kadar yükselmişti. Ancak özellikle 2018 yılından bu yana Türk Lirası’ndaki değer kaybının etkisiyle Amerikan doları cinsinden kişi başına gelirimiz 2019 yılının ikinci çeyreği itibarıyla yeniden 9.000 dolar seviyesinin altına gerilemiş durumda. Hesaplamalara göre ikinci çeyrekte kişi başına gelirimiz 8.806 dolar ile 2009 seviyesine döndü.

2019 yılının ikinci çeyreğinde %1,5 ile beklentilerden daha iyi bir oranda gerçekleşen daralmanın bileşenlerine baktığımızda iç talebin ekonomik aktiviteyi desteklemekten uzak kaldığını, bunun yerine dış talebin büyüme üzerinde güçlü bir etkiye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki, ikinci çeyrekte kamu harcamaları büyüme oranını 0,5 puan desteklese de hanehalkının özel tüketim harcamalarında yaşanan gerileme ekonomik aktivitenin de 0,6 puan baskılanmasına sebep oldu. Bunun yanında, geçtiğimiz yılın ikinci çeyreğinden beridir büyümenin en güçlü bileşeni olan net ihracat kalemi bu çeyrekte de büyümeyi tek başına sırtlanmış görünüyor. İkinci çeyrekte net ihracat yıllık GSYH’ye 5,7 puan katkı sağladı.

İkinci çeyrek büyüme verilerinde dikkat çeken bir husus, yatırımlardaki keskin düşüş. Yatırım harcamalarındaki gerileme büyüme oranını 7,1 puan aşağıya çekerken bunun 5,4 puanlık kısmı inşaat sektöründeki daralmadan geldi. Öyle ki, inşaat sektöründeki yatırımların ikinci çeyrekte %29,2 düzeyinde gerilediğini görüyoruz. Buna ek olarak, makine ve teçhizat yatırımlarındaki olumsuz görünüm de büyümenin kırılganlığı olarak karşımıza çıkıyor.

Üretim yöntemine göre milli gelir hesaplamasının detaylarına baktığımızda, sanayi ve inşaat sektörlerinin ikinci çeyrek görünümünün büyümeyi aşağı yönlü baskılayan bir yapıda olduğunu söylemek mümkün. İkinci çeyrekte sanayi sektörü büyümeyi 0,5 puan baskılarken inşaattaki gerileme dozunu da artırarak üst üste beşinci dönemine ulaştı. Büyümeyi 2018 yılında 0,2 puan, 2019 yılının ilk çeyreğinde ise 0,6 puan sınırlandıran inşaat sektörü 2019 yılı ikinci çeyreğinde ise büyüme oranını 1 puan aşağı çekti.

Yurtdışında büyük merkez bankalarının daha genişleyici para politikası izleyeceği beklentilerinin bir miktar gerilemesi ve ticaret savaşları tarafındaki belirsizliğin devam etmesi, yılın ikinci yarısında da büyüme oranları üzerinde kırılganlık ortaya çıkaracak olsa da üçüncü çeyreğe dair ülkemize ilişkin öncü göstergeler ekonomik aktivitedeki gerilemenin yerini tedrici bir toparlanmaya bırakacağını gösteriyor. Bunun yanında, TCMB kaynaklı faiz indirimlerinin devam etmesi de ekonomik aktiviteyi destekleyecek ve takip edilecek hususların başında geliyor.

Güzel bir hafta geçirmeniz ümidiyle…

Bu yazı 4 Eylül 2019 tarihinde Ticari Hayat Gazetesi‘nde yayınlanmıştır.


a1.jpg

Reklamlar

İkinci Çeyrekte Dış Talep Destek Verdi” için 2 yorum

  1. Bence şu asgari ücret denilen şey 2000 TL,bu da 353 abd dolarına tekabül eder ki,bu da yılda 4236 dolara denk gelir,yani yıllar önce bazı insanların güldüğü ya hu Çin’de insanlar günlüğü 2 dolara çalışıyorlarmış durumuna düşmüş bir ülkeyiz.Yazılarınızı gerçekten beğenen biriyim,yüreğinize sağlık.

    Beğen

    1. Çok teşekkürler ilginiz için. Malumunuz toplam gelirin toplam nüfusa oranıyla bulunuyor kişi başına gelir. Ülkemizde ve aslında dünya genelinde gelir eşitsizliği de ayrı bir sorun. Öyle ki, dünya nüfusunun yarısının sahip olduğu serveti, dünyanın en zengin 26 insanı elinde tutuyor.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s