Homo economicus

Hayat Ne Garip

Yarısına geldiğimiz bu senenin başında, takvimler 1 Ocak’ı gösterirken birçoğumuz yeni yıldan bir dolu şey beklemiş, yeni yılın eskisinden çok farklı olacağı yönünde ümitlenmiştik.

Kendisinden beklentileri karşıladı mı bilinmez ama 2020 yılının başladığı ilk günden itibaren önceki yıllardan çok farklı olduğu konusunda artık hepimiz mutabıkız. “Olmaz” denilenlerin olduğun, her birimizin “nasıl olur” diye şaşırmaktan yorulduğu, günün sonunda “hayat ne garip” diye geride kalanları şöyle bir gözden geçirdiği bir yıl olarak devam ediyor 2020.

Uluslararası arenaya etkili bir şekilde entegre olmaya başladığı 1990’lu yılların başından itibaren güçlü büyüme patikasıyla her yıl rekorlar kıran ve dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumuna ulaşan Çin, uzunca bir süredir büyüme hedefini %6 seviyesine belirliyor ve olağanüstü durumlar haricinde bu hedefin gerçekleştirilmesi yönünde ısrarcı oluyordu. Ama bahsi geçen olağanüstü durumun gerçekleşmesi 2020 yılına rastladı ve ilk olarak kendi topraklarında başlayan Kovid-19 salgını sebebiyle Çin ekonomisi 1992’den bu yana ilk kez daraldı. Yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda %6,8 oranında daralan Çin ekonomisinde küçülme oranı bir önceki çeyreğe kıyasla ise %9,8’e ulaştı.

Hedefler belirleme ve bu hedeflere ulaşma yolunda kararlı olma konusunda örnek olan Çin’de koronavirüs etkisiyle sadece ekonomi daralmadı, aynı zamanda Çin ekonomisinin geleceğine ilişkin beklentilerde de büyük bir belirsizlik durumu hâkim olmaya başladı. Geçtiğimiz haftalarda Çin yönetiminden yapılan açıklamaya göre Kovid-19 salgını yüzünden ilk kez dünya ekonomisinde karşılaşılan belirsizlikle birlikte öngörü yapılmasının zorlaştığının ve ülkede ekonomik büyüme hedefine ulaşılamayacağının altı çizildi. Koronavirüs salgınından geri dönüş sürecinin hangi harfe benzeyeceği ile birlikte önümüzdeki dönemde ekonomilerde ne gibi gelişmeler kaydedileceği de büyük bir soru işareti olarak karşımızda duruyor.

2020 yılında alışılagelmişin dışında garip olarak nitelendirebileceğimiz bir diğer güncel gelişme ise 2008 Küresel Ekonomik Kriz’in hemen ardından derin bir borç kriziyle mücadele eden ve toparlanma sürecinin halen tedrici bir şekilde devam ettiği Avrupa ekonomilerinde, bütün bu kırılganlıklara eklenen koronavirüsün neden olduğu ekonomik çöküş karşısında mücadele için sunulan fonların çok azının kullanılması. Avrupa hükümetlerinin bankalar yoluyla şirketlere yönelik kredi garantileri gibi biçimlerde sunduğu fonlama imkanının sadece %15’i kullanılırken 2 trilyon avrodan fazla paranın halen kullanılabilir bir şekilde masada durduğu bildiriliyor. Ekonomilerini ayağa kaldırmak için uzunca bir süredir doğru ve etkin politikaların ne olduğu ve nasıl uygulanacağı yönünde belirsizliklere sahip olan Avrupa’da, böylesine derin bir etkiye sahip olan krizin hemen ardından finansmana erişimi kolaylaştıracak garantilere geri dönüşlerin yavaş olması ve ihtiyaç içerisindeki işletmelerin söz konusu garantilerden faydalanamaması karşımıza çıkan bir başka gariplik oluyor.

Hepimizin malumu olduğu gibi ülkemizde salgınla mücadelemiz henüz bitmemiş durumda. Biliyoruz ki bu hastalık temizlik, maske ve mesafe kurallarına riayet ederek alacağımız tedbirlerden daha güçlü değil.

 Güzel ve sağlıklı bir hafta geçirmeniz ümidiyle…

Bu yazı 24 Haziran 2020 tarihinde Ticari Hayat Gazetesi‘nde yayınlanmıştır.


a1

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s