Finansmanın Yeşil Hali

İklim değişikliğinin artık bir kriz olarak tüm insanlığı tehdit eden hale dönüşmesi, Kovid-19 ile birlikte hızlı bir değişim ve dönüşüm sürecine giren toplumsal yapının evrileceği yeri ifade etmek için kullandığımız bir ifadenin akla gelmesini beraberinde getiriyor: yeni normal. Küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle birlikte ekonomilerin dönüşümüyle birlikte bu ekonomilerin finansmanının da nasıl olacağı şu sıralarda üzerine çalışılan en önemli konulardan birisi.

Küresel ısınmanın boyutları artık gezegenin ve insanlığın tamamını olumsuz etkiliyor. 2000’li yıllarla birlikte buzullardaki erime artık ciddi boyutlara ulaştı. Artık buzullarda günlük yaklaşık 8 milyar ton buzul eriyor. Bu durum, yaz ayları ortalamasının iki katı. Son 50 yılda doğal afetler 5 kat arttı. Bundan 50 yıl önce doğal afetlerin tüm dünyadaki maliyeti 100 ila 200 milyar dolarken bu kayıp şu an yalnızca bir ülke için bile trilyon dolarları bulabiliyor. Eğer gerekli önlemler alınmazsa 2100 yılına kadar sadece Avrupa’da nehir taşkınlarından kaynaklanan hasar yıllık 112 milyar avroya ulaşacak. Dünya artık ciddi bir şekilde alarm veriyor.

İklim değişikliği tüm insanlığı bu denli önemli boyutlarda tehdit ederken sürdürülebilir ekonominin finansmanı noktasında da yeşil dönüşüm süreci hızla hayata geçiryor. Yönetimlerin iklim değişikliği ve küresel ısınmayla mücadelesini güçlendirmeyi ve özellikle Avrupa Yeşil Mutabakatı ile artık bir eylem planına dönüşen düşük karbonlu ekonomiye geçiş dönemini hayata geçirmeyi sürdürülebilir finansman kaynaklarının ihracı son dönemde önemli derecede arttı. Ülkemizde de yeşil finansmana ilişkin önemli adımlar hayata geçiriliyor. Geçtiğimiz günlerde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), sürdürülebilir finans uygulamalarını uzun vadeli bir politika olarak destekleme kararı alarak, “Yeşil Ekonomi ve İklim Değişikliği Müdürlüğü” kurdu. TCMB, iklim değişikliği kaynaklı riskleri sınırlandırmak amacıyla, para politikasının ana hedeflerinde bir değişikliğe yol açmadan sürdürülebilir finans uygulamalarını uzun vadeli bir politika olarak destekleme kararı aldı.TCMB’nin adımıyla birlikte mevzuattaki değişiklikler de ülkemizin sürdürülebilir finansman araçlarına yönelik ilginin arttığını gösteriyor. Yayımlanan Sürdürülebilir Finansman Çerçeve Dokümanının, uluslararası sermaye piyasalarında Hazine ve Maliye Bakanlığınca gerçekleştirilebilecek yeşil, sosyal veya sürdürülebilir tahvil veya kira sertifikası türünden borçlanma işlemlerinde kullanılması amaçlanıyor.

Bununla birlikte, özel sektörden de yeşil finansman araçlarına ilişkin gelişmeler peşi sıra geliyor. ABD’li otomotiv şirketi Ford’un 2,5 milyar dolarlık yeşil tahvil ihracı kararı aldığı belirtildi. Bu rakam ABD’li şirketin ilk yeşil tahvil ihracı olurken, ABD özel sektörü içinde de rekor tutara işaret etti. Avupa Birliği Komisyonu ise salgının ekonomik sonuçlarına karşı hazırlanan “Yeni Nesil AB” adlı 750 milyar euroluk kurtarma programının finansman stratejisi çerçevesinde ilk yeşil tahvillerin başarılı biçimde ihraç edildiğini açıkladı.. 2026 sonuna kadar 250 milyar euroluk yeşil tahvil ihracı planlanıyor.

İklim değişikliği giderek hayatımızda daha önemli bir yere sahip oldukça finansman kaynaklarının sürdürülebilirliği de ayrıca inceleme konusu olacak.

Güzel ve sağlıklı bir hafta geçirmeniz ümidiyle…

Bu yazı 17 Kasım 2021 tarihinde Ticari Hayat Gazetesi‘nde yayınlanmıştır.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s