Ticaret Yollarında Yeni Rotalar

Her bir nesil, kendisinden sonra gelene dili iyi kullanamadığı ve gün içerisinde kullandığı kelimeler azlığı için eleştiride bulunur. Bizden öncekilerin bize getirmiş olduğu eleştirilerde haklılık payı var. Çünkü günümüze birçok diyalog “aynen” kelimesinin tahakkümü altında gerçekleşiyor. Listede “aynen”in yanına yazabileceğimiz bir kelime de, günümüzdeki gelişmeleri dikkate aldığımızda, dönüşüm olur sanırım. Ticarette dönüşüm, iklimde yeşil dönüşüm, enerjide dönüşüm, alışveriş eğilimlerinde dönüşüm…

Franz Kafka, Gregor Samsa’nın günün birinde uyandığında bir hamamböceği olarak hayatına devam ettiğini işlediği romanını yazdığında bu kelimenin bu denli revaçta olduğunu katiyen düşünmemişti bence. Ancak biz bugünün eğilimine ayak uydurup sürüden ayrılmayalım; bu hafta da ticaret yollarındaki dönüşümü taşıyalım satırlarımıza.

 Tarihin tozlu ama bir o kadar da öğretici sayfalarına şöyle bir göz attığımızda, ticaret yolu denilince akla gelen iki önemli cevabı hepimiz anımsayacağız: İpek Yolu ve Baharat Yolu. Ticaret yolu denince akla gelen bu iki önemli ticaret yolu, kıtalararası ticaretin de temelini oluşturdu. Bu iki ticaret yoluyla ilgili daha fazla detaya ulaşmak isteyenler için sayısız kaynak söz konusu. Bunun yanında, Tuz Yolu, Kral Yolu, Çay Yolu, Amber Yolu gibi örnekler de aslında isimlerinde yer alan ürünlerin taşımacılığının esas alındığı ancak taraflar arasındaki ticari ilişkiler geliştikçe diğer ürünlerin de bu ticaret yollarının misafiri olduğu örnekler.

Günümüzde kervanlarla taşınmıyor ürünler ancak modern kervanlara benzetebileceğimiz konteyner gemileri, uzun kara yolu taşımacılığı filoları uluslararası ticaretin taşımacılık ayağını oluşturuyor. Bununla birlikte, belirli bir kaba vs. sığdıramayacağınız gaz, petrol gibi ürünler de boru hatlarıyla taşınıyor. Dolayısıyla günümüzde ülkeler arasındaki ticareti yönlendiren birçok ticaret yolu olduğunu görüyoruz. 2021 yılı itibarıyla dünya ticaretinin %90’ı deniz yoluyla gerçekleştiriliyor. Asya-ABD arasındaki Panama Kanalı’nı kullanan ticaret yolu dünyanın en büyük ticaret hacmine sahip ticaret yolu konumunda. Öyle ki, Panama Kanalı’nın bir yıllık ticaret hacmi 300 milyon tona ulaşmış durumda.

Ancak toplumun ve hayatın her öğesinde olduğu gibi ticaret yollarında da dönüşümün tam eşiğindeyiz. Özellikle salgınla beraber küresel tedarik zincirlerinin güvenirliğinin sarsılması, 1 ila 3 ay süren termin sürelerinin minimum 6 ila 9 aya yükselmesi, ticaret maliyetlerinin hızla yükselmesi ülkeleri daha yerel tedarik zincirleri tesis etmeye yönlendirdi. Önümüzdeki dönemde ikili ya da birkaç ülkenin oluşturduğu ticaret yollarını görmemiz mümkün. Örneğin Avrupa Yeşil Mutabakatı ile birlikte Avrupa’nın tedarikini yerelleştirme eğilimi, yakınında bulunan Türkiye ile arasında geniş hacimli bir ticaret yolunun gelişimine vesile olabilir. Bununla beraber yaşanan jeopolitik gelişmeler de ticaret yollarındaki dönüşümü tetikliyor. Bunun en basit örneklerinden birisi de Rusya ile Türkiye arasında oluşturulması gündem de olan gıda koridoru. Belli dönemlerde olağanüstü durumları aşmak için üretilen çözümler ileriki dönemlerde alışılagelmiş birer husus olabilir. Diğer bir deyişle, geçici zannettiğimiz yeni rotalar eskilerinin yerine geçebilir.

Güzel ve sağlıklı bir hafta geçirmeniz ümidiyle…

Bu yazı 8 Nisan 2022 tarihinde Ticari Hayat Gazetesi‘nde yayımlanmıştır.


Reklam

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s