Kahve Yanı Yazıları

sarmaşık.

Şehir sıkıştırması diye bir şey var sayın okuyucu. Hani o artık saklandığın köşelerin o kadar da keyif vermediği, şehrin yüksek binalarının başlarını eğip de üstüne üstüne geldiği, her sabah uyanınca zihninde uyanan ilk cümlenin “tebdil-i mekanda ferahlık vardır” olduğu zamanlar… Kendimi düşük hissettiğimde rengini değiştirecek kadar uzun bir saçım yoktu belki ama şehir değiştirmenin iyi geleceği fikri beynimi bir fare gibi kemirmeye çoktan başlamıştı bile.

“sarmaşık.” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

toplantı.

Gözümü açtığımda henüz gün doğmamıştı. Aslında günün en güzel vakitleriydi bunlar gün batımlarıyla birlikte lakin uzun zamandır günün bu zamanlarından da keyif alamıyordum. Tıpkı uzun zamandır yazamadığım gibi… Şimdi düşüncelerden uyanıp da kendime geldiğimde ‘ne düşüyordum ki acaba?’ diye düşünmeye başladığım zamanlardayım. Ah! Telefonumun alarmı çalıyor. Yetişmem gereken bir toplantı ve bugün de kurtarmam gereken bir dünya var sayın okuyucu.

“toplantı.” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

alo.

“Eninde sonunda gerçeklerle yüzleşmek zorundayız. Yoksa yakamızdan düşmezler. Karanlıkta, duvar diplerinde kırmızı gözleriyle bizi izlemeye devam ederler. Kocaman bıçaklarla arkamızdan sinsice yürürler. Canavarı öldürmek için onunla tanuşmak gerekir.”** Kucağımdan düşüp de parkenin üzerinde yuvarlanarak benden bir hayli uzaklaşmış kurşun kalemime uzanıp altını çizdim bu satırların. Altını çizmekten kanattığım satırlara yenilerini ekledim.

“alo.” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

şampiyon.

Bu sefer de altını çizmekten kanattığım satırlardan biriyle başlayayım söze sayın okuyucu: “İnsan mutlu olmak hedefini kendi keşfetmeli. Çünkü insanın görüp görebileceği yetmiş sene ve bu süre içinde daha önem taşıyan hiçbir gayesi yok, mutlu olmak dışında.” Ayak bastığımız topraklarda her şeyden olduğu gibi az önce okuduğun satırdan da değişik bir şey var: ortalama bir insan yetmiş sekiz sene yaşıyor bu topraklarda. Lakin değişik olmaması gereken bir şey varsa o da ne kadar yaşarsa yaşasın mutlu olmak dışında bir gayeye sahip olmaması gerektiği. Tıpkı bir şampiyon gibi.

“şampiyon.” okumaya devam et