Kahve Yanı Yazıları

kaçak.

Yolum bu küçük kasabaya düşeli birkaç yıl oldu sayın okuyucu. İş hayatının, aslına bakarsan hayatın ta kendisinin yorucu temposundan bunalıp da artık nefesimi  bedenime yetiremediğimi hissettiğim bir sabah, direksiyonun başına geçip de soluğu burada aldığımda, iki tarafı ağaçlarla kapalı bir yolun sonunun cennete ulaştığını düşünmüştüm. Daha sonra defalarca aynı yoldan geçtim; insanın ilk kez geçtiği güzel bir yoldan bir daha asla aynı duyguyla geçemediğini* de defalarca tecrübe ettim.

“kaçak.” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

çizgi.

Belli ki üzülmüş, sevinmiş, sevmiş, sevilmiş bizim Halil Abi. Belli ki bu hayatta heyecanlanmış. Kah güzel şeylere heyecanlanmış, kah felaket görerek heyecanlanmış. Kah garip durumlara şaşırmış, kah beklemediği zamanlarda beklemediği şeyler yaşandığına şaşırmış. Bunların hepsi insanın yüzüne yansır sayın okuyucu. Yaşanmışlıklar bir insanın yüzüne vurur. Bunları yapmayanın yüzünde hiçbir ifade bulunmaz. Peki bunları yapanın? Bunları yapanın yüzündeki her bir çizgi tek başına bir hikaye anlatır bize.

“çizgi.” okumaya devam et