Kahve Yanı Yazıları

şampiyon.

Bu sefer de altını çizmekten kanattığım satırlardan biriyle başlayayım söze sayın okuyucu: “İnsan mutlu olmak hedefini kendi keşfetmeli. Çünkü insanın görüp görebileceği yetmiş sene ve bu süre içinde daha önem taşıyan hiçbir gayesi yok, mutlu olmak dışında.” Ayak bastığımız topraklarda her şeyden olduğu gibi az önce okuduğun satırdan da değişik bir şey var: ortalama bir insan yetmiş sekiz sene yaşıyor bu topraklarda. Lakin değişik olmaması gereken bir şey varsa o da ne kadar yaşarsa yaşasın mutlu olmak dışında bir gayeye sahip olmaması gerektiği. Tıpkı bir şampiyon gibi.

“şampiyon.” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

uzak.

Birbirleri aralarında konuşulmamış ama üzerine gayet bir mutabakata varılmış bir düzende gökyüzünden yere doğru süzülen yağmur damlalarının cama vurduğundaki ses adeta bir ninni gibi geliyordu bana. Ara ara elimdeki kitabı kucağıma düşürecek kadar içim geçiyor, gözlerim ağırlaşıyor. Dizimin dibinden ayrılmayan, otoparkta arabamın yanından ayrılmayarak gözümün içine bakarak bir süredir artık evimin bir diğer sakini olmayı başarmış kedimin huzur içindeki mırıltısı, az önce bahsettiğim yağmur damlalarının sesine karışıyor. Bu iki sesin karışımı uzaklardan gelen bir huzurun habercisi gibi.

“uzak.” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

kavanoz.

İnsan ekseriyetle bir hengamenin içinde savrulup da anı yaşamaya vakit bulamıyor sayın okuyucu. Evinin kapısını çekerken zihnini kurcalayan onlarca düşünce yüzünden kavanozun ağzını kapatıp kapatmadığını hatırlayamayacak kadar dalgın oluyor. Hızlı hızlı arşınladığı sokaklarda yanından geçip giden insanların yüzüne bakmadan geçiriyor günlerini.

“kavanoz.” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

canım Botanik.

Her daim kendi kalemimizden dökülen satırlarla karşında olduk sayın okuyucu. Bu sefer ben konuştum, kalemi çok sevdiğim öğrencilerim -öğrenciden öte kardeşlerim- Yaren ve Zeynep’e devrettim. Hayatın koşturmacası arasında nefes aldığım, çocukluğumun geçtiği Atakule’nin gölgesinde kahvemi yudumlarken adeta kendimi şarj ettiğim ‘canım Botanik’te çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

“canım Botanik.” okumaya devam et

Kahve Yanı Yazıları

allahaısmarladık.

Gözlerini açtığında henüz sabah olmamış zannetti Arda, her zaman odasına dolan gün ışıklarını göremeyince. Yataktan kendini adeta kazıdı, üzerindeki anlam veremediği bir ağırlık vardı bu sabah. Oysaki bir gece öncesinde tüm ailesiyle beraber aynı masayı paylaşmış, yatağına bir kuş gibi hafif gitmişti. ‘Çok uzun zamandır herkesi bir arada görememiştim, ne iyi ettim de geldim’ diye geçirdi içinden; hem uykuya dalmadan önce hem de uyandığının ilk saniyelerinde.

“allahaısmarladık.” okumaya devam et